Lanetli Tavşan aslında benim pek de okumadığım tarzda bir kitap.
Yeni yayımlanan bir kitap olduğu için dikkatimi çekti. Güney Koreli yazar Bora Chung’a ait kitapta 10 hikâye bulunuyor. Hikâyeler ‘’tekinsiz’’ olarak adlandırılabilir. Ben önceleri korku hikâyeleri olarak düşünmüştüm ama sadece korku değil. Yer yer bilim kurgu esintileri de olan hikâyeleri ben genel olarak oldukça beğendim.
Hikâye kurgusunu başarılı bulduğum yazar, aslında kitabın son sözünde hikâyelerin genel çerçevesini çizmiş. Hikâyelerdeki ana karakterler yalnız olan, hep hayal kırıklığına uğrayan, umutsuzluğa kapılan yani kısacası hep üzülen kimseler. Onların isyanı, kaçıp kurtulma çabaları, kendilerini tehdit eden unsurlarla bir şekilde savaşmaları hikâyelerin odak noktasını oluşturuyor.
Bazı hikâyelerin sonu okuru ters köşe yapıyor. Tahmin edilemez sonlar okura da çekici geliyor. Ben özellikle Lanetli Tavşan, Kafa, Elveda Sevgilim ve Kapan adlı hikâyeleri çok beğendim. Hikâyelerin birini tekrar etmemesi, her birinin oldukça farklı konulara sahip olması da hoşuma gitti. Birbirini tekrar eden, klişe diyebileceğimiz bir yapı asla yok.
Yazarın ihtisas alanı dil. Slav edebiyatı üzerine doktora yapmış, Rusça ve Lehçeden Koreceye çeviriler yapmaya devam ediyormuş. Hikâyelerde yer yer bu dil eğitiminden de esintiler sunuyor.
Bu tarz eserlere çok alışık olmamama rağmen keyif alarak okudum. O yüzden gönül rahatlığıyla öneriyorum.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
''Cumhuriyetin onuncu yıldönümünde bir meydanda bir hatibin coşup, ''On yılda Avrupa'yı on asır geride bıraktık.' diye nutuk attığını duyan Yahya Kemal, 'Yahu şu Avrupa'yla bir türlü beraber olamadık, ya geri kalıyoruz ya geçiyoruz.' demiş.
''Bir edebiyat dergisinden biri Tomris Uyar'la röportaj yapmaya eve gelmiş, salonda konuşuyorlarmış. Tomris Uyar bir ara bir vesileyle içeri gidince röportajı yapan kişi Turgut Uyar'a, 'Siz ne iş yapıyorsunuz?' diye sormuş.
'Hiç, ben öyle otururum.' diye cevap vermiş Turgut Uyar.