Onur Biçer

Onur Biçer
@Tolkien_
Kitap içerikleri paylaştığım YouTube kanalıma ulaşmak için: youtube.com/@OnurunKitapligi Instagram hesabıma ulaşmak için: instagram.com/onurun_kitaplig...
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Yüksek lisans
İstanbul
İstanbul, 5 Mart 1990
334 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
''Sahtekârlar Tekkesi''
7/10
·120 syf.··
2026 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 00:00
Selim Nüzhet’ten okuduğum ikinci kitap Canvermezler Tekkesi oldu. Selim Nüzhet bu romanı, Claude Farrere’in La Maison des Hommes Vivants adlı eserinden uyarlayarak 1921 yılında ileri gazetesinde yayımlamış. Daha sonrasında 1922’de bu eser kitaplaşmış. Türk edebiyatının ilk gotik romanı olarak da değerlendirildiğini kitabın arka kapak yazısında görüyoruz. Yukarıda ismini verdiğim Fransızca olan orijinal romana da biraz değinmek istiyorum. ‘‘Ölmez Adamların Evi’’ olarak Türkçeleştirebileceğimiz bu romanın Hamdi Varoğlu tarafından 1955 yılında bir çevirisi yapılmış. Aslında çeviriden ziyade bir uyarlama olduğu söylense de kişi ve mekân adları Fransızca bırakılmış. 1911 yılında yazılmış olan bu ‘‘La Maison des Hommes Vivants’’ adlı eser, Türkçeye ‘‘Ölmez Adamların Evi’’ adlıyla çevrilmiş. Bu kitap ilgimi çektiği için biraz Türk edebiyatındaki fantastik, gotik anlatılar üzerine araştırma yaptım. Bu da beni İletişim Yayınları’ndan çıkan ‘‘Türkçe Edebiyatta Varla Yok Arası Bir Tür Fantastik Roman (1876-1960)’’ isimli çalışmaya yöneltti. Kitapta Canvermezler Tekkesi ile ilgili hiçbir bilgi bulunmamasına şaşırmışken son bölümlere doğru Ölmez Adamların Evi çevirisi hakkında yazılanlara denk geldim. Türkçe çevirisinin yapıldığını da bu vesileyle öğrendim. Uyarlama olduğu iddia edilse de romandaki isimlerin orijinal olarak bırakılması ve romanın 1909’da geçen bir hikâyeyi ele almasına rağmen Osmanlıya hiç değinmemesi onu çeviriden fazlası yapmamıştır. Çalışmanın sahibi Pelin Aslan Ayar’a göre bu durumun sebebi de tekinsiz maceraların dışarıya, uzağa atfedilmesidir. Yazar; korkunun, yadırgatanın bizden uzaklığını gösterip okurunun kendi coğrafyasında güvende olduğu alt mesajını vermek istemiş olabilir. Bizde daha çok bilindik hikâyelerin olması sebebiyle böyle olağanüstü
Canvermezler TekkesiSelim Nüzhet Gerçek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025503 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Gazanfer Paşa = Ahmet Şevki Efendi
9/10
·88 syf.··
2026 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 00:00
1922 yılında İleri gazetesinde tefrika edilen Gazanfer Paşa’nın Bir İkincisi, oldukça ilginç bir kurguya sahip. Romanın adından ve kapağından da anlaşılacağı gibi Gazanfer Paşa ve ona tıpatıp benzeyen bir ikinci karakterin yaşadıkları Selim Nüzhet’in keyifli anlatımıyla veriliyor. Gazanfer Paşa Saray’ın başhafiyesi, üst düzey bir yetkilisidir. Tüm hayatı işinden ibarettir. 30’lu yaşlarının sonundaki bu adamın tek aşkı görevidir. Kendisine korkuyla karışık bir saygı duyulur. Sert mizaçlı, herkesin itaat ettiği, başarılı bir devlet adamıdır. Tüm bunların yanında hayatını yaşayamamış, evlenmeye dahi zaman bulamamış bir görev adamıdır. Tam da yine işinin başından aşkın olduğu bir gün masasındaki sayısız jurnal ve mektuplar arasında bir tanesi dikkatini çeker. Üzerinde ‘‘hususi’’ ibaresi yazılı bu zarfın içinden çıkan mektup hayatını da değiştirecektir. Mektup, Gazanfer Paşa’ya tıpatıp benzeyen Ahmet Şevki Efendi tarafından yazılmıştır. Paşa’ya bu benzerliği arz etmek, onunla yüz yüze görüşmek ister. Bu benzerliği faydalı bir şekilde kullanmak, Paşa’nın başından aşkın işlerinde ona bir dublör olmak teklifiyle Paşa’nın kafasını karıştırır. Ahmet Şevki, bu yolla kendi yoksul hayatını da düzeltmek, anasına daha iyi bakmak, Paşa’nın nüfuzunu da bu vesileyle kullanıp gururlanmak niyetindedir. Paşa ise bu fırsattan istifade ile işlerden başını kaldırmak, biraz olsun dinlenmek ve yaşamak niyetindedir. Paşa’nın bu teklif karşısında aklı karışır, Paşa ne diyeceğini bilemez. Başlarda teklife soğuk baksa da sonradan aklına yatar ve asıl macera bundan sonra başlar. Bu ikili, hiç açık vermeden bu işi nasıl yapabileceklerini adım adım tasarlar. Ahmet Şevki sadece dış görünüş olarak değil, tavır ve davranışlarıyla da Paşa’yla hemen hemen aynıdır. Detaylar için çalışılır, ufak tefek
Gazanfer Paşa'nın Bir İkincisiSelim Nüzhet Gerçek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026100 okunma
Bir Ankara Polisiyesi: Ankara Canavarı
8/10
·280 syf.··
2026 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 20:51
Suat Derviş’in polisiye romanı Ankara Canavarı, 1948’de Kudret gazetesinde tefrika edilmiş. Daha sonra 1952’de Son Telgraf gazetesinde bir de resimli roman hâli tefrika edilmiş. İthaki’nin bu baskısında resimli romanı da romanın sonuna eklemişler. Cinayet haberleri yapan gazeteci Hikmet, romanın başkahramanıdır. Olaylar, onun gözünden anlatılır. Olayların tanığı ve bizzat anlatıcısı da yine Hikmet’tir. Kahraman bakış açısıyla birinci kişili anlatım, bu polisiyeyi daha da sürükleyici hâle getirmiş. Üst üste işlenen bir dizi cinayetle roman başlar. Gazeteci Hikmet, bu cinayetlerin arasındaki bağlantıyı çözmeye çalışsa da pek başarılı olamaz. Bu sırada başka cinayetler de işlenir. Görünüşte hepsi birbirinden bağımsız, birbiriyle alakasız cinayetler gibi görünmektedir ama tüm bu cinayetler aynı şekilde işlenmiştir. Bu da Hikmet’e cinayetlerin arasında bir bağlantı olması gerektiğini düşündürür. Roman çok hızlı başlar, kendimizi direkt aksiyonun içinde buluruz. Hikmet’in başına gelenler, yaşanan tesadüfler kurgunun zayıf yönünü oluşturuyor gibi düşünülebilir. Başlangıçta yaşanan bazı tesadüfler, Hikmet’in bu cinayetlerin peşinden gitmesinde bir ipucu olur. Suat Derviş, tüm kurguyu bu tesadüfi başlangıç üzerine bilerek kurmuş olsa da romanın devamında daha derinlikli bir olay örgüsü izlemiş. Konu itibarıyla oldukça sürükleyici, keyifle okunan bir polisiye Ankara Canavarı. Acaba Ankara canavarı kim? Bu cinayetleri neden işledi? Kurbanlar arasında ne gibi bir bağlantı vardı? Hikmet tüm bu sırrı çözebildi mi? Tüm bunları merak ederek okuyorsunuz bu romanı. Bazı ufak ipuçları haricinde katilin kim olduğunu romanın büyük bir bölümünde anlamak da mümkün olmuyor. Şüphelendiğimiz karakterler elbette oluyor fakat hepsi sürekli ‘‘acaba’’ dedirtiyor. Roman bittikten sonra yukarıda
Ankara CanavarıSuat Derviş · İthaki Yayınları · 202366 okunma
''Okur Dikkat! Bu Bir Köpek Hikâyesidir.''
7/10
·184 syf.··
2026 10. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 00:00
Sandor Marai’den okuduğum ilk kitap Csutora oldu. Csutora adlı bir köpeğin hikâyesinin anlatıldığı romanda yer yer güldüm yer yer üzüldüm. Romanda Noel hediyesi olarak hayvanat bahçesinden alınan bir köpeğin hikâyesini okuyoruz. Köpeği eşi için satın alan beyefendi, onun cins bir köpek olduğunu zanneder. Ancak Hayvanat bahçesi yetkilisi kendisini kandırmıştır; Csutora cins bir köpek değildir. Henüz 4 haftalık olan köpeğin cinsi de anlaşılmaz. Eşine hediye olarak farklı bir şey almak isteyen bu adam, çok da sorgulamadan köpeği alır. Roman boyunca beyefendi ve eşinin isimlerini bilmeyiz. Roman boyunca bu iki karakter, beyefendi ve hanımefendi olarak anlatılır. Beyefendi bir gazetede yazardır. Aile, kendi yağında kavrulan, çok zengin olmayan ama burjuva zevklerinden de geri kalmayan orta hâlli bir ailedir. Noel zamanları birbirlerine hediye almama sözü veren bu çift, sonuç olarak sözlerini tutmaz ve birbirlerine hediye alırlar. Hanımefendi için bu bir ‘‘snorrka’’dır. Yani küçük bir hediyedir. İşte bu snorrka da Csutora adlı bu yavru köpektir. Köpeğin eve gelişiyle birlikte ailenin düzeni de değişir. Başta beyefendinin rutinleri değişir. Evdeki hizmetlinin onun peşinden koşturması ve âdeta iş tanımının değişmesi de arkasından gelir. Cins bir köpek olduğu için daha farklı muamele edilir, el üstünde tutulur. Sabah akşam gezintilere çıkarılır. Köpek küçükken daha uyumlu görünse de büyüdükçe işler değişir. Romanda bir yıllık zaman diliminde yaşananlar anlatılır. Köpek büyüdükçe hırçınlaşır. Eve gelip giden bazı tipleri hiç sevmez, onlara sürekli havlar hatta hızını alamaz bazılarını ısırır. Sevdiği bazı komşuları da vardır. Ortadan kaybolduğu vakitler işte bu sevdiği tek tük insanın yanına gider. Romanda Csutora’nın sevdiği bu isimler uzun uzun anlatılmış. Köpek büyüdükçe
CsutoraSándor Márai · Can Yayınları · 2025457 okunma
Türk Şiirinin En Önemli Örneklerini Görebileceğiniz Bir Seçki
10/10
·248 syf.··
2026 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 00:00
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Şiir Antolojisi’nde 27 şairden 48 şiire yer veriliyor. Tıpkı öykü antolojisinde olduğu gibi burada da kronolojik bir sıra takip edilmiş. Âkif Paşa’nın Adem Kasidesi ile başlayan antoloji Beş Hececiler’le son buluyor. Bir başka deyişle Tanzimat’ın 1. dönemi ile başlayan bu seçki, Millî Edebiyat Dönemi ile son buluyor. Tanzimat’ın 2. dönemi, Servetifünun Dönemi, Fecriati Dönemi de yine bu kronolojide yer buluyor. Bu dönemlerin en önemli şairlerini ve pek tabii en önemli şiirlerini görüyoruz. Seçkide yer alan hemen hemen her şiir alana hâkim olan okurlar tarafından bilinen şiirler. Bu şiir antolojisi, Türk şiirine yeni yeni heves eden okurlar için daha keyifli olacaktır. Türk şiirinde dönüm noktası olmuş birçok şiire yer verilmesi önemli. Özellikle şiire merak duyan genç okurlar için eğitici bir yönünün de olduğunu düşünüyorum. Öykü antolojisi için de söylemiştim; bu iki çalışmada sunuş bölümleri çok hoşuma gitti. Kitabın başında ‘‘Sunuş: Türk Şiir Geleneğinde Kısa Bir Gezinti’’ başlıklı bir bölüm var. Bu bölümde Türk şiirinin tarihî gelişimi ele alınmış, dönemler ve topluluklar anlatılmış. İşte bu öykü ve şiir seçkilerinin eğitici boyutu da biraz bunda saklı. Bu çalışmalarda hem Türk edebiyatının tarihî gelişimine yer verilmiş hem de Türk edebiyatının önemli örnekleri bir araya getirilmiş. Şiirlerin büyük bir kısmının hem orijinali hem günümüz Türkçesi verilmiş. Bu da çalışmanın her okura hitap etmesine olanak sağlamış. Öykü antolojisi gibi bu çalışmayı da yayına hazırlayan Abdullah Ezik. Ben iki çalışmayı da keyifle okudum. Öğrencilerime önerebileceğim, Türk edebiyatının şiir ve öykü kanadını tanımak adına güzel çalışmalar olmuş. İlgilisine tavsiye ederim.
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Şiir AntolojisiKolektif · Can Yayınları · 20263 okunma