Oblomov’un ön sözü, Rus şair, edebiyat eleştirmeni N. Aleksandrovic Dobrolyubov’un ‘’Bu kitapta önemli olan Oblomov değil, Oblomovluktur.’’ sözüyle başlar. Ben size kitaptaki olaylardan ziyade kitabın yapısından, alt metninden bahsetmek istiyorum. Bu romanda bana göre en önemli unsur karakterler. Sadece Oblomov değil, romandaki birçok karakter oldukça önemli.
Oblomov bir asilzadedir, çalışmaya ihtiyacı yoktur ve Oblomovka adlı bölgede 300 çalışanı bulunmaktadır. Katipliğe kadar yükselmiş, çalışmanın kendisine göre olmadığını anlamış ve adeta inzivaya çekilmiştir. Köyüne de gitmez, şehirde kirada yaşar. En büyük yardımcısı Zahar’dır ve aslında Zahar da Oblomov’un bir benzerinden başka bir şey değildir.
Oblomov’u tanıdıkça aklıma tembellik değil, atalet kelimesi geldi. Atalet, tembellik anlamına gelen Arapça kökenli bir kelime. Belki aynı anlama gelen kelimeler bunlar ama atalet her nedense bana daha farklı bir tembelliği, durağanlığı hatırlatıyor. Tembellik kişinin elinde olan bir durumken atalet kişinin elinde olmadan içine düştüğü bir hastalık gibi geliyor bana.
Oblomov bu hâlinin sebeplerini sıralarken önemli bir noktaya değinir. Cemiyet hayatının sahteliklerinden nefret eder. O şatafatlı ortamlarda bulunup yozlaşmak istemez. Konuşmalar ilgisini çekmez, sahte samimiyetler kurmak istemez. Dostu olarak gördüğü tek insan Ştoltz’dur. Başta karakterler önemli demiştim, Oblomov’un taban tabana tersi bir karakter olan Ştoltz, baba tarafından Alman, disiplinli, gerçekçi bir insandır. Oblomov ne kadar tembelse Ştoltz o kadar çalışkandır. Oblomov romantik, Ştoltz realisttir. Aslında roman, bu zıtlıklar üzerine kurulmuş desek yanlış olmaz. Karakterlerdeki bu zıtlık sadece Oblomov-Ştoltz özelinde kalmaz. Tembellik-çalışkanlık vurgusu haricinde kırsal-şehir,