Marvin Harris’in Yamyamlar ve Krallar adlı çalışması 15 bölümden oluşan bir antropoloji kitabı. Marvin Harris ise Amerikalı bir antropolog. Marksist antropolojinin önemli isimlerinden biri olan Harris, kültürel materyalizmin gelişmesine katkı sağlamış. Ben de kendisini bu kitap vesilesiyle tanıdım.
Harris’in ‘‘Kültürlerin Kökenleri’’ alt başlıklı bu kitabında tarih öncesi çağların grup (band) ve köy toplumlarından Sanayi Devrimi ve endüstri çağına uzanan çıkarımlarını okuyoruz. Harris’in üzerinde durduğu belli başlı konuları şu şekilde özetleyebilirim: tarımın ortaya çıkışı, nüfus artışı ve bu artıştan doğan dengesizlikler, çevresel faktörlerin üretim ve tüketim üzerindeki etkisi, yamyamlık ve etin yasaklanması, despotizm ve derebeylik (feodalizm) rejimi, bu rejimin çöküşü, derebeylik sonrası sanayileşme faaliyetleri ve bununla birlikte ilerleyen teknoloji ve günümüzde düşüncesizce kullanılan ve yenilenemeyen fosil enerji kaynakları ve bizi bekleyen son.
Böyle bir özet geçme sebebim, aslında ele alınan 15 bölümün belli bir kronolojiyle en ilkel toplumlardan günümüze gelen bir kültür zincirinin halkaları gibi sıralanmış olması. Harris’e göre çevresel faktörler her şeyin temelini oluşturur. İnsan davranışlarının ve düşüncelerinin temelinde çevre çok önemlidir. Topluluğun bulunduğu çevrenin gerekleri neyse kültürü de ona göre şekil alır. Çevre aynı zamanda ekonomiyi de etkiler. Buzul Çağı’nın bitimi sonrasında avcı-toplayıcı toplumların tarıma geçme sebebi de çevreyle alakalıdır. Avlanacak hayvanların azalması insanları tarıma yöneltmiştir. Bitkileri evcilleştirmeyi öğrenen insanlar yerleşik hayata geçmiştir. Harris’e göre tarım çok daha iyi bir model değildir. Beni özellikle şaşırtan da bu konudaki fikirleri olmuştur. Bu dönemin ilkel insanıyla günümüzün modern