"Murat Belge, 1960'ların ortalarında Cemal Süreya'yla birlikte yaşayan Tomris Uyar'a niçin ayrıldıklarını sormuş.
'Dövüyordu.' demiş Tomris.
Cemal Süreya dört kez evlenmiş, özellikle de ilk iki karısını dövermiş. 1988'de bir röportajda, kadınlara saygıyı son on yılda öğrendiğini söylüyor. Daha öncesi için pek saygım yoktu diyor."
''Sabahattin Ali 1945'te Bakanlık emrine alınmış yani kızağa çekilmiş. Ankara Devlet Konservatuvarına onun yerine diksiyon öğretmeni ve dramaturg olarak Cahit Külebi atanmış. Lise öğretmeni olan Külebi, maaşının dört katı kadar para alacakmış bu yeni görevinde. Ama kabul etmemiş.''
''Adalet Cimcoz yazar ve sanatçıları sık sık yemeğe çağırırmış. Her defasında da çatal, kaşık, bıçaklar eksilirmiş. Sonunda usanmış, bir gün henüz kimse ayrılmadan kapıları kapayıp 'Hepinizin üzerini arayacağım!' demiş. Yemek takımlarını aşıranları bir telaş sarmış. Sıra Asaf Halet'e gelmiş, ceplerini aratmak istememiş. Meğer boğazına düşkün Asaf Halet, çok sevdiği kremalı pastadan bir dilimi cebine atmış.''
''Tanpınar bir gün Ahmet Haşim'e Ankara'da yaşayan ünlü bir kişiden bahsediyormuş. Bu adamın sanatla filan pek az alakası varmış, ama salonundaki kütüphanede Fransız şair Paul Verlaine'in bütün külliyatı bulunuyormuş. Tanpınar'ı dalgın dalgın dinlemekte olan Haşim birden koltuğundan fırlayıp 'Aman, Verlaine'i kurtaralım' demiş.''