''İbnül Emin Mahmut Kemal İnal, bir Ramazan, Necmeddin Molla'nın Cihangir'deki konağına davetliymiş. İftardan sonra tuvalete gitmek isteyince, hizmetçi yol göstermiş. İbnül Emin kapıyı açmış, hayatında ilk kez gördüğü alafranga tuvaletle karşılaşmış. Telaşla dönüp hizmetçiyi yakalamış:
Beni bu acayip yerde bırakıp nereye gidiyorsun! Gel bakalım, ne yapacağız, beraber karar verelim.''
''Hüseyin Rahmi'nin en büyük meraklarından biri örgü ve nakışmış, ustaymış bu işlerde. Yazı masasından kalkıp dinlenmek için örgü nakışa girişirmiş. Yün örmenin ve dantelin bütün inceliklerini bilirmiş. Öldüğünde eşyaları arasında yüzden fazla eldivenle takkeler, yün bereler çıkmış.
Peki o kadar eldiven neyin nesi? Hüseyin Rahmi çok titizmiş, temizlik hastası. Eldiven almadan sokağa çıkmaz, kimseyle eldivensiz tokalaşmazmış. Evdeki kapıları bile entarisinin eteğiyle tutup açarmış.
Hiç evlenmemiş olan Hüseyin Rahmi, tabii, ev işlerinden de iyi anlarmış, yemek yapmaktan da. Salataya özellikle düşkünmüş, salata yaparken hikâyelerine gösterdiği özeni gösterirmiş. Ahbaplarından bir kadın bir keresinde 'Hüseyin Rahmi'nin reçellerini romanları kadar severim.' demiş.''
Okulumuzun eski öğretmenlerinden Ayla Ağabegüm'e misafir olduk. Kendisiyle güzel bir söyleşi yapma fırsatımız oldu. İzlemek için:
youtu.be/ogegO13yKWk
Not: Öğretmenimizle ilgili detaylı bilgiyi açıklama bölümünde bulabilirsiniz. İyi seyirler.