Mellorine

Mellorine
@Tolstoyoveski
Kitap yazıyorum ve yorumlarınız çok önemli.
Kitabın ana konusu şu şekilde; Bilim adamları, insanın kendi kendine öğrenme yeteneklerini araştırmak amacıyla Sam adında bir denekle bir deney başlattılar. Sam, içerisinde sadece bir bateri, nota kağıtları, kalem ve kağıt bulunan bir odaya kapatıldı. Yıllarca süren deney boyunca Sam, hiçbir dış kaynak veya kimseden yardım almadan kendi kendine bateri çalmayı öğrendi. Ancak, Sam’in kullandığı nota sistemi ve yazılış biçimleri günümüzdekilerden çok farklı ve anlaşılmazdı. Deneyin sonunda, müzisyenler ve bilim adamları bu gizemli yazım biçimini ve yeni müzik terimlerini çözmek için uzun süreler boyunca çalıştılar. Sam’in geliştirdiği bu yeni sistem, geleneksel müzik notasyonlarından tamamen farklıydı ve anlaması oldukça zordu. Araştırmalar ilerledikçe, Sam’in keşfettiği bu yeni müzikal sistemin müzikte devrim niteliğinde değişikliklere yol açacağı anlaşıldı. Sam’in kendi kendine yarattığı bu yenilikçi nota sistemi, müzik dünyasında büyük bir merak ve heyecan uyandırdı. Müzisyenler ve bilim adamları, bu yeni sistemi çözmek ve müziğin geleceğine yön vermek için büyük bir çaba sarf ettiler. Sam’in odadaki yıllar süren yalnız çalışması, müzik tarihine geçecek bir devrimin başlangıcı oldu. Bu deney, insanın yaratıcılık ve öğrenme kapasitesinin sınırlarını zorlayan bir başarı öyküsü olarak anılacaktır.
Edebiyat
Mellorine isimli okura yanıt verildi
Mellorine
Onur Alkaşi Elinize sağlık o zaman umarım kitabınız çok başarılı olur
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kitap yazıyorum ve yorumlarınız çok önemli.
Kitabın ana konusu şu şekilde; Bilim adamları, insanın kendi kendine öğrenme yeteneklerini araştırmak amacıyla Sam adında bir denekle bir deney başlattılar. Sam, içerisinde sadece bir bateri, nota kağıtları, kalem ve kağıt bulunan bir odaya kapatıldı. Yıllarca süren deney boyunca Sam, hiçbir dış kaynak veya kimseden yardım almadan kendi kendine bateri çalmayı öğrendi. Ancak, Sam’in kullandığı nota sistemi ve yazılış biçimleri günümüzdekilerden çok farklı ve anlaşılmazdı. Deneyin sonunda, müzisyenler ve bilim adamları bu gizemli yazım biçimini ve yeni müzik terimlerini çözmek için uzun süreler boyunca çalıştılar. Sam’in geliştirdiği bu yeni sistem, geleneksel müzik notasyonlarından tamamen farklıydı ve anlaması oldukça zordu. Araştırmalar ilerledikçe, Sam’in keşfettiği bu yeni müzikal sistemin müzikte devrim niteliğinde değişikliklere yol açacağı anlaşıldı. Sam’in kendi kendine yarattığı bu yenilikçi nota sistemi, müzik dünyasında büyük bir merak ve heyecan uyandırdı. Müzisyenler ve bilim adamları, bu yeni sistemi çözmek ve müziğin geleceğine yön vermek için büyük bir çaba sarf ettiler. Sam’in odadaki yıllar süren yalnız çalışması, müzik tarihine geçecek bir devrimin başlangıcı oldu. Bu deney, insanın yaratıcılık ve öğrenme kapasitesinin sınırlarını zorlayan bir başarı öyküsü olarak anılacaktır.
Edebiyat
Mellorine
gerçekten fazlasıyla ilginç bir konusu var kaleminize sağlık ama benim tavsiyem Türkçe isimler kullanmanız malum Türkçe gittikçe yozlaşıyor.
9/10
·114 syf.··
2017 89. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2017 12:21
Kitapla daha doğrusu yazarla tanışmam Bungou Stray Dogs isimli anime sayesinde oldu.Yazarın en tanınmış eseri olan İnsanlığımı yitirirken yarı otobiyografi şekilde nitelendirebileceğimiz yazarın hayatından kesitler ve duygu düşünceleriyle karşımıza çıkıyor. "Hayata dikiş tutturamamış" kavramıyla tanıştırdı beni Dazai. Yaşamak sanki onun için uygun bir şey değilmiş gibi tekrar tekrar hayatına son verme gayretiyle çabalıyor,beyni bununla haşır neşir iken bir yandan da maskeler altında sakladığı kişiliğinin ve yalnızlığının buhranlı ve bir o kadar karmaşık fikirleriyle zor bir süreç içinde yıpranıyor.Kitabı okudukça Dazai'nin yalnızlığıyla yalnız kalıp bazen onun depresifliğinin üzerime sindiğini hissettirdi bana. Sanki ellerimin arasından kayıp yalnızlığına mahkum oluşunu uzaktan izliyormuşcasına bir hüzne kapıldım okurken. Animeden kaynaklı yazara ayrı bir ilgi duyduğum için midir bilemiyorum ama hayata bakışıma,sahip olduğum değerlere ve yaşamaya farklı bir pencereden bakmamı sağladı.
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · Karakutu Yayınları · 200660,1bin okunma
Mellorine
Bende yazar ve kitabı bu animede öğrenip okumak için zaman arıyordum
7/10
·496 syf.··
2021 37. kitabı
#kitapyorumu 4/5 ️️️️ 8/10 ️️️️️️️️ “Zaten seninleyim ve hayatın benim için biçilmiş kaftan,” dedi. “Sen bu halinle bana yetersin, Nathaniel Thorn. Daha fazlasını istemiyorum.” Direkt konuya dalmak istiyorum. Kitabı sevdim. Sevdim sevmesine ama favorim olamadı. Şimdi size neden sevdiğimi ve neden favorim olamadığını heyecanla anlatmak isterim. Kızımız Elisabeth doğduğunda Güneyrüzgârı krallığındaki Büyük Yazdüşü kütüphanesine bırakılıyor. Küçüklükten beri tüm hayatı kütüphanede geçen ve kitaplarla kimsenin kuramadığı gibi iletişim kuran Elisabeth’in hayatı bir gecede değişiyor. Nedenini bilmeden uykusundan uyanan Elisabeth, kütüphanenin müdiresinin öldürüldüğünü görüyor ve bunu yapan kara büyü kitabının peşine düşüyor. Bu arada kitaplar canlı, seviyesine göre hepsinin kendine göre özellikleri var diyebilirim. Kitabın eeen sevdiğim kısımlarından biri buydu. Kitabın daha fazla dehşet saçmasını engelleyen Elisabeth bir anda suçlu gibi gösteriliyor ve Sihirzadeler tarafından yargılanmak üzere götürülmesine karar veriliyor. Sihirzadeler elbette büyü yapan kişiler. Pek çoğu soylu ve zengin. Onu yargılanmak üzere götürecek kişi kitabın ilk sayfalarında karşılaştığı Nathaniel Thorn (oda bir Sihirzade) oluyor ve hikayemiz en basit anlatımımla böyle başlıyor. Yaratılan dünya muazzam, Üç ana karakterden biri muazzam ve bana kalırsa potansiyeli inanılmaz olan bir kitap AMA iki karakterin pek bir karakter yapısı olmadığı için hayal ettiğim kadar kitaba yükselemedim. Sebepleri: İlk olarak, Elisabeth dünyayı büyük bir düşmandan kurtarmak istiyor. Halkı için bu uğurda canını vermeye hazır. Peki ya neden tam olarak? Düşmanı yok etmek için geçerli olan sebebi: Ben yaşamak istiyorum olsaydı inanın içime su serpilecekti. Fakat ufacık bile olsa sevgisini hissetmediğim halkına karşı olan
Dikenlerin BüyüsüMargaret Rogerson · Ephesus Yayınları · 20241,515 okunma
Mellorine
Yas silas'in çok farklı bir sırası var benimde favori kitabım olduu
Daha güzel olabilirdi
7/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2021 19:44
Açıkçası kitaptan çok ümitliydim başları aşırı güzeldi her şey istediğim gibiydi her ne kadar Alina'nın davranışları sinirmi bozsa da fena değildi ama sonradan işler aşırı mantıksızlaştı. Evren cidden çok güzel ve özgün ama yazar karakter anlatımlarında o kadar kötü ki hemen hemen bir kaçı hariç karakterlere ısınamadım. Umarım devam kitapları daha güzeldir her ne kadar işler istediğim gibi ghitmesede
Roman
Gölge ve KemikLeigh Bardugo · Martı Yayınları · 20137,4bin okunma
tuğba isimli okura yanıt verildi
Mellorine
Evet ama kötüleri sevmek gibu bir huyum var ahhahaha