Bu kadar derin konular bu kadar ortaokul Türkçesiyle anlatılırsa iste böyle palavra izlenimi bırakır.
Edebi hiçbir yönü olmamasıyla beraber sıkıcı ve tekrara düşen anlatımı var. Bitsin diye dua ettim. Ben okumayı seviyor muyum diye sorguladım. Beğenmedim. 6.sınıfta okusam belki beğenirdim.
Bir çok fantastik- bilim kurgu okuma girişimim gibi sen de yolun sonunu göremedin Vakıf. Bana bu türü sevdirecek kitabı bulduğumda alnından öpeceğim artık.
Sanırım en çok hissettiğim tarih romanıydı.Bu türü sevenler için kesinlikle tavsiye edilebilir.Kemal Tahir'in dilini -Esir Şehrin İnsanları romanına kıyasla- samimi buldum ve romandaki her olayı tamamıyla hissettim diyebilirim.
Romanda bazen Bacıbey idim,bazen gavur Mavro,bazen Kerimcan, bazen Aslıhan..Yeri geldi cenk meydanındaydım sonra bir baktım ağabeyimi öldüren kanlımı kovalamaktayım.Bazen bir cümleye bakakalıp yüreğime akıttım hüznü bazen tek bir satır yetti geldi güldürdü yüzümü.
...................
Romanı o ortamdan çıkmak istemezcesine yavaş okudum,gergin bölümlerin sonunu daha erken öğrenmek istercesine hızlı.Kelimeleri zihnimde bir yerlerde süzgeçte geçirince değerler kaldı elime.Birçok şey öğrendim, birçok şey hatırladım.Bir sayfada kitaplarca duygu sezdim,bir kitapta sayfalarca yer gezdim.Öyleydi işte,okuyun.
Shakespeare'ini bulmuş kahramanlar.. Küçük Ağa, Çolak Salih, Doktor Bey aslında çok şanslılar.Bu kitap;milli mücadele yıllarında,Anadolu'nun ara sokaklarında şatafatlı tarih kitaplarında isimlerinin yazmayacağını bile bile ölümüne mücadele eden yüzlerce Türk'e minnet borçlu olduğumuzu hatırlatıyor bize.O dönemde kim bilir daha ne Küçük Ağalar , Etem Beyler vardı da bir bir vatan toprağına karıştı.Yazar,kahramanların kitapta yeniden doğmalarını sağlayarak onları unutulmak çölünden kurtarmış. Şunu sorma gereği duyuyor insan "Peki ya Tarık Buğrasını bulamamış kahramanlar, bayrağa kan,vatana toprak olmuş isimsizler?"Emanetlerine sahip çıkmak bize düşer.Hatırlayalım,Ziya Gökalp:"Ey Türk Genci!Tüm bu işlerin yapılması asırlardır seni bekler, sen neyi bekliyorsun?" der.
Ruhları şâd olsun.
Küçük AğaTarık Buğra · İletişim Yayınları · 201511,8bin okunma