Toprak Ay

Toprak Ay
@Topray
Grafik tasarım öğrencisi
7 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Bunlarla nasıl oynanırdı ki?
Çocuklar yanlarında bir sürü oyuncak getiriyorlardı ama bunların hiçbiri oynamaya elverişli değildi. Öneğin kendi ekseni etrafında dönüp duran ve başka hiçbir işe yaramayan uzaktan kumandalı bir tank. Ya da bir çubuğun ucunda daire gibi dönüp durmaktan başka marifeti olmayan bir uzay roketi. Veya gözlerinde ışıklar yanarak paytak paytak dolanıp başını iki yana sallayan küçük bir robot bebek. Bunlarla nasıl oynanırdı ki?
Sayfa 85·Kitabı okudu
Reklam

Toprak Ay

, bir kitap okudu
3/10
·224 syf.·
262 günde okudu
·
2021 12. kitabı
İnsanın kendini sevmesinin, memnun olmasinin önemini Kendimi sevmedigimi ve memnun olmadigimi kendi yüzume vurabildigim zaman anladım. İnsanin kendisinden memnun olmayinca sevmeyince yasadigi yerden de evinden de hayatindan da memnun olmuyor sevemiyor. Hatta bir başkasini da sevemiyor.

HELİN AKTAN...

@sadeceden_ibaret
·
"Kaç kişi şimdi durduğu yerde, böylece yatarken ya da otururken bir pencerenin ardında, otobüs koltuğunda, başka bir hayatın hayalini kurmuyordu? İyi veya kötü, zengin ya da yoksul, hiçbirimiz hayatlarımızdan memnun değildik ama belki de bunun asıl sebebi, kendimizden memnun olmamamızdı."
Sayfa 61·Kitabı okudu
1000Kitap
Gözleri Susmuş
Gözleri susmuş... yani o öyle diyor. Ruhu yorgun ama hala güçlü, o kabul etmese de. ayakta değil, düşmüş, dizleri yara bere içinde ama pes etmemiş. kalktı kalkacak, niyetinde kalkmak var. Duyuyorum, Görüyorum, Hissediyorum o bilmese de Omuzum omuzuna değmese de. @meryem_aydmr_tkd @mavilendin_tu
İnsan
Yalnız Çiçek
"Bir çiçek varmış çimlerin içinde, Menekşeler veya Papatyalar gibi ismi bilinmezmiş. Zaten öyle mini minnacıkmış ki insanlar çimlere bakıp, gerçekten icelerlerse görürlermiş. Lakin insanların çimlere oturup nefes alacak zamanları yokmuş, zaman bulup da oturup nefes alanlardan çok nadiren bu çiçeği gören çıkarmış. Onlar içinse sadece bir çiçek olmaktan fazlası olamazmış. İncecik bir boynu, boncuk kadar yaprakları varmış. Ama ne kadar küçük ve görülmeyen bir çiçek olsa da varmış işte; İlk baharda toprağı aşıp kimsenin görmediği kendi dünyasında varolmak için cabalarmış, güneşi hisseder, ince boynunu dim dik tutmak için çabalarmış, naifliği de asilliği de üzerinde tutan bir savaşçı olmak istermiş. Yağmur yağarmış elbet, ve su damlaları birer sorun olurmuş ona. Boynu yere kadar eğilirmiş, ne kadar direnirse dirensin zorluk var oldukça yaşam mücadelesi vermek zorunda kalırmış. Sonra yağmur durduğunda yavaş yavaş, zamanla kaldırırmış boynunu. Yıpranırmış elbet yağmurdan dolayı, biraz canlılığını kaybeder durgunlaşırmış. Zaman geçer dimdik yine capcanlı olurmuş. Güneşi hisseder, yine dim dik gülümsermiş. Sonra ölürmüş çiçek. Tek hedefi zamana ve etrafa biraz renk katmakmış. Cansızca, direnmeden, savaşmadan sorunlarla, boynunu dim dik tutup güneşi hissetmeden, gülümsemeden, üzülmeden, ağlamadan yaşayıp günün bitmesini beklemek yaşamak değilmiş, var olmak değiliş bu. o yüzden kimse görmesede dikkat etmesede zamana renkli ipliklerle nakş etmiş varlığını bu çiçek. Yaşamış çiçek, gerçek bir yaşammış bu. Canı var olup da ruhu sefilce günlerin geçip gitmesini, ölümün gelmesini bekleyen bir yaşam değilmiş bu." NOT : Yaşadığımız olay veya olaylar sonucu umut göremeyip günlerin geçip gitmesini bekleyen yaşayan ama ölü insanlara dönüşmemek dileği ile.. Eğer birgün böyle olursak
Hayat