Dünyada Zahar gibi kocalar çoktur. Bir diplomat da zaman zaman böyle karısının sözlerine kulak vermez, omuzlarını silker fakat ondan duyduğu sözleri gizli gizli yazılarına karıştırır. Bazen bir müşteşar, karısının önemli bir iş hakkındaki gevezeliğine yüzünü buruşturur, fakat ertesi gün bu gevezeliği vekile ulaştırır. Gerçi o baylar karılarını Zahar gibi hor görüp kaba muamele etmezler ama onları iş hayatlarının yorgunluğunu gidermek için evlerinde duran bir süs sayarlar.
- Tutulmuş gözyaşları. Ne fena bu erkeklerin duygularından utanmaları. Sahte bir gurur. Zekâlarından utansalar daha iyi ederler. Zekâ daha çok aldanır.
Öğrenim hayatı İlya İlyiç’i garip bir düşünüşe götürmüştü: Onca hayatla bilgi arasında bir uçurum vardı; bu uçurumu kapamaya girişmek bile istemiyordu: Kafasında hayat ayrı şey, bilgi ayrı şeydi.