Şehirler hızlı ve telaşlı...İçimize her an çektiğimiz Hayat veren nefes hep var elbette ama kapılar çoğunluk kapalı, kalpler meşgul... Bu haldeyken izin vermiyoruz o ulvi nefesin derinliklerimize nüfuz etmesine. Şehirlerin gürültüsü sustuğunda, sözler durduğunda kısaca doğada doğallıkla baş başa kalındığında hakikaten dinlemek başlar. Dinleyebildiğimiz o an doğadaki büyülü kelimeler olağanlıkla ve telaşsızca açık damarlardan kalbe akar. Kalbin kalbi bir kere hareketlendi mi de özel bir şeye gerek kalmadan hakiki kâinat kitabı okumaları yapabilir, giderek de gönlü saf sufi olur, belki bir günde olmaz ama bir gün de âlemde pişer insan.