Okudum,bitti.Martin...bize çok şey öğrettin hayatı nasıl yaşamamız ya da nasıl yaşamamamız gerektiğini de öğrettin.Bize uğruna şiddetle çabaladigimiz şey ya da şeylerin sonucunun büyük bir hayal kırıklığı olabileceğini ve bunun bizi büyük bir uçuruma sürükleyebileceğini kendini feda ederek öğrettin,kalbimin en derinlerinde bir yerlerde saklayacağım seni'...
"Ben hastayım,çok hasta.Bir şeyler uçup gitmiş benden.Hayattan hiç korkmamışımdır,ama bir gün hayata doyabileceğimi hiç hayal etmemiştim.Hayat beni o kadar doyurmuş ki hiçbir şeye arzu duymuyorum."
"Kız ümitsizce düşünüyor,adamsa yok olmuş aşkına kafa yoruyordu.Onu gerçekten sevmediğini şimdi anlamıştı.Sevdiği şey ruth değildi,idealize ettiği,kendi kafasında yarattığı uhrevi bir şeydi;kendi aşk şiirlerindeki ışık saçan ruhtu.Hakiki Ruthu,sınıfının tüm o kusur ve zaaflarını taşıyan,o sınıfın psikolojisinin umutsuz sınırlarıyla kısıtlanmış burjuva Ruth'u hiç sevmemişti."