mutsuz kente, mutlu yağmurlar yağıyordu,
aylardan bir deli zemheri.
canım yanarken, gözler gördüm, sanki yangın yeri.
elveda; bedenden bedene yollandığım günlere,
elveda; beline sarıldığım güzellere,
elveda; memur çocukları gibi zor terk ettiğim kentlere.
gittim ben sonsuzluğa, sorgusuzca gittim,
seni martılara emanet ettim,
ıslak, yorgun, huysuz martılara…
bektaşi tekkesinde deyiş okudum,
okudukça, sana dokundum.
yangın yeri gözlerine, yüreğimi açtım.
ben yalova'dan bir öğretmen,
50'sine yeni bastım.
gözlerim, gözlerine akmak ister,
sen ister gizle, ister göster.
gözlerimden başka göze gitme,
gidersen de sevme, seversen de delirtme.
beni incitme.
kapatma gözlerini gözlerime.
sana derdimi kaç satırda anlatırım,
kaç bahar dayanırım yokluğuna,
yumuşak, hünerli ellerini nasıl bırakırım sabah karanlığına.
dumanlı dağlarda mavi güvercinli hatıralarım,
yeşil dallarda kızıl kirazlarım,
meydanlarda söylensin şiirlerim, şarkılarım.
varlığın; yıldız yangınları, aydınlanırım.
yokluğun; iri soğuk yağmurlar, ıslanırım.
Muharrem İnce