Tuğbakimki

Tuğbakimki
@Tugbakimki
"Ben kitaplarımı değil,Kitaplarım beni ortaya çıkarmıştır."(Montaigne)
313 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
Puan vermedi·160 syf.··
2022 1. kitabı
Aylak Adam'Yusuf Atılgan ile tanıştığım ilk kitabıyla karşınızdayım. Ve yine defalarca okuyup beğendiğim eserlerden oldu. Unutmadan bir de hep şöyle; Neden okuduğun kitapları seviyorsun ?diye sorular alırım. Sanırım sevmemem gereken kitaplar var. Ama şuana kadar sevmeyeceğim kitaba denk gelmedim ve bu beni sevindiriyor. Her Neyse acizane fikirlerle kitap içeriğinden bahsedeyim. Yusuf Atılgan,başkahramanı yalnızca tek bir harften ibaret olan “C"ile romanı başlatıyor. Neden Aylak? Belki de ne istediğini bilip ile bilmemek kadar Aylak olduğu için... Bardağın dolu tarafını görmemize yardımcı olabilecek bir kitap. Tâbi bu sizin kitabı okurken ki algılamanıza bağlı... Zihin durumunuz ve aklınızdan geçenler kontrolünüz dışında gerçekleşir.Hâlbuki his,davranış ve zihin faaliyetlerinizi,daha önce ihtimal vermediğiniz ölçüde sizler denetlersiniz.Canınız sıkılıyor bunu meydana getiren sadece sizsiniz.Bu sizin eserinizdir.Sıkıntılı olmak istiyorsanız omuzlarınızı çökertip hep yere bakın yeter. Zaman karmaşık bir yumak gibi elimizde olduğunu,onu yaşadığımız her anın ipliğini çekerek yaşayabileceğimizi,kıymetini bilmediğimiz bir anın daha sonraki anları karmakarışık edeceğini bilmemek. Ama hayata tekrar tekrar bakmak gerekir. Hep yeni bir an gelecektir. Geçmişte kaybolduğu için üzüldüğünüz ana benzer bir tane daha çıkacaktır,belki yumaktan. Kaybedilmiş duygular,bütün bir hayata rengini verebilecek anlar,mutlulukla mutsuzlukla arasında gidip gelen o cılız,incecik bağlar belki de yumağın içinde hâlâ saklıdır... Ömür bakiyemizden çaldığımız her dakika,hayatı yakalamak adına büyük bir adım olsa gerek.Öyle ki yapılacak işler bu kadar çokken,tanınacak insanlar,söylenecek sözler,aşılması gereken engeller mevcutken;her anı dolu dolu yaşamak en doğrusu.En son ne zaman bir yarayı
Aylak AdamYusuf Atılgan · Yapı Kredi Yayınları · 201771bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·152 syf.··
2020 1. kitabı
Biraz özel biraz da kitap ile ilgili satırlarla karşınızdayım. Geçen sene doğum günümde canım arkadaşımın bana hediyesiydi.Okurken hem duygu hem de kitabın güzelliğinin etkisinde kaldım. George Orwell'in okuduğum Üçüncü kitabı...George Orwell, beğenerek okuduğum yazarların arasında yerini alması, sevindirici...Bu arada inceleme yazabilecek kabiliyete sahip değilimdir. 1000k'de incelemeleriyle kitabı çok güzel yorumlayan arkadaşlar var. Tâbi benim için incelemelerin önceliği... Şu şahıstır.< https://1000kitap.com/Nordavind > . Hayvan çiftliği(Ülke) sosyalizme,Stalin dönemine ve Çarlık devrimine eleştiriyle değinilmiş(İktidar) Sömüren ve ezenlere karşı hayvanlar(Halk) Çiftliğin hayvanlar tarafından ele geçirilmesi Bolşevik İhtilali'ni,Snowball Troçki'yi, insanların çiftliğe saldırıp yeldeğirmenini havaya uçurmaları Nazi işgalini, yeldeğirmeni havaya uçtuğunda sadece Napolyon'unun ayakta kalması Moskova Kuşatması'nda Stalin'in şehri terk etmemesini,Boxer işçi-asker sınıfını, köpekler ÇEKA/NKVD'yi, domuz yavruları oligarşiyi, çiftlik hayvanlarının ürünlerine el konması Holodomor'u temsil etmektedir. Tek başına parçacık ve dalga mümkün olmamakta,ancak birbiriyle ilişki halinde hareket edilince bir yerlere gelebileceklerine kanaat getirmiş ve böylelikle devrimlerini başlatmışlar.Çünkü istekleri adalet değil, eşitlikti. . Tâbi sessiz kalınırsa ucuz bir hayat yaşarız.Bilgisizlikten, köleleştirilmiş bir zihne sahipsek ve devlet sömürmeciliğine ses çıkarmazsak,hep üstün kişilerin alt sınıf seviyesinde yaşamayı kabullenirsek tâbi ucuz bir yaşantımız olur. Avrupa'ya uyum çabası içinde batılaşma düşüncesiyle ilerleyip...Buna ses çıkarma,şuna ses çıkarma gibi baskın kelimelerle hep başkalarının yönetiminde yaşatılalım.En güzeli bu mudur? Beni en düşündüren şey de,yazarın Kendi
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,2bin okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2019 21. kitabı
"Açlık ve yoksulluk"Bazı insanlar dünyaya geldiklerinde yoksul geliyormuş demek ki.Fakir olmak din,dil ve ırk ayrımı olmakla değilmiş.Fakirsen fakirsin işte.Zezé adında Yarı Kızıldereli,yarı Portekizli yoksul bir aileye evlat diye dünya gelir.Babasının fakir ve işsiz olduğundan dolayı aile geçimini anne üstlenir.Zezé daha 6 yaşında.Ve yaşına göre çok zeki hayal gücü çok geniş bir o kadar yaramaz ve bu yaramazliklarindan dolayı ailesinden sürekli dayak yer.(Ne yapsın çocuk işte. :-) Hangimiz yaramaz değildik Kimimiz dayak yemedik yaptığımız yaramazlıklardan dolayı? Bence bir baba fakir ve işsiz diye çocuğunu ilgisiz bırakmamalı.)Zezé 6 yaşında ve minik,ufak,tefek bir çocuk olmasına rağmen büyüklerle arkadaşlık kurar onlarla gayet çok güzel anlaşır.(Zezé fakir olduğundan dolayı Sürekli neden dünyaya geldim ki,keşke dünyaya gelmeseydim sözünü dile getirmesi beni benden aldı.Sen daha 6 yaşındasın nasıl böyle cümle kurarsın)Zezé Her günün bir kısmını Şeker portakalı fidan ağacının yanında geçirir.(Bir çocuğun yalnızlığı )Ona gününü anlatır ve Zezé'nin hayal gücünde şeker portakalı ağacının konuşur..Zezé konuştukça şeker portakalı ağacı ona karşılık verir.Bütün bu yaşam seruveni yetmiyormuş gibi bide babasıyla yaşıt veya az biraz büyük edindiği arkadaşını kaybetmesi onu daha üzer.(Kendi yaşıtlarıyla ilgili olmayan bir çocuk :-) )Günlerce hasta kalınır çünkü Zezé ilgisizdi Zezé fakirdi adam ona ilgi ve şevkat gösteriyor diye Zezé çok bağlanmıştı adama.(Bir çocuk ilgiyi en çok hakkeden canlılardır.Günümüzde Zezé'nin hayatını yaşayan bir çok çocuk var..Neyden kaynaklanıyor? Ve çözümü ne olabilir? Biz ebeveynler çocukları bir ihtiyaçmış veya zorunluymuş gibi dünyaya getirmemeliyiz..!Şayet bu mantıkla ilerleyen ebeveynler topluma verimsiz bir gelecek sağlayanlardır.) Keyifli
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,1bin okunma
Puan vermedi
Zirve ve başarı insanın olmak istediği yerdir.Yüksek mevkiye ulaşma isteği ve daha başarılı olayım düşünceleri ve bu düşünceleri eylemleştirerek başka insanların hayatına ve isteklerinin yerini daraltmaktan başka birşey değildir.Ki insanların bir çoğu kendi tercihleri doğrultusunda ilerlemiyorlar.Gerçekten de hayatı biz zorlaştırıyormuşuz.Bedensel engel/Zihinsel engel değildir.Başarılı olmak insanın içinden gelmeli.Hayattır bu bazen isteklerimiz olmayabiliyor.Bu bazen büyüklerimizin tercihleri yüzden,bazen de kendimizin kurguladığı yapamama duygusundan oluşuyor.Benim görüşüme göre gerçekten güzel ve insanı isteklerine cesaretlendiren bir motivasyon kitabı oldu(Sol ayağım).Yani başarısızlığımızın bir kısmı da bizim elimizde.Yok hayır olmaz yapamam diye diye kendimizi başarılılığımızı geride bırakıyoruz.(Sadece kendini yıpratma duyguları bunlar)Bir engelinin(Demek istemiyorum çünkü sadece fiziksel bir engeli,bizden farksız değil gayet çok güzel düşünceleri olan bir birey)yaptığı o güzel ve özlü başarılar beni çok mutlu etti.Başkaların mutluluğuna mutlu olmak kadar güzel ne olabilir?Bütün engelleri göğüsleyip olmak istediği yere varmış ve engel diye bir kavramın olmadığını kanıtlamış.. Sol tarafını kullanamayan ve bu haliyle bile başarı kattetmiş bir engelinin hikayesi. Herkese Keyifli okumalar diliyorum.
Sol AyağımChristy Brown · Nemesis Kitap · 201794,8bin okunma
Evdeki hesap çarşıya uymadı
Puan vermedi·208 syf.··
2019 14. kitabı
Merhaba sevgili okurlar. İnceleme yazabilecek bir yeteneğim var mı yok mu bilemiyorum :-) Sitede iyi okurlar ve inceleme yazan arkadaşlarımız var.Affınıza sığınaraktan bir kaç şeyler yazmak istiyorum.İmla kurallarıma takılmazsanız sevinirim.Elimden geldikçe düzgün yazmaya çalışacağım :-) Her neyse kitap hakkında yazmak istediklerime döneyim. Nasıl heyecanla nasıl merakla okumak istediğim bir kitaptı.Ne yazık! Beklentilerimin dışında bir kitap oldu. Neden mi? Böyle kalabalık ve yorucu bir yaşamda,okunan kitapta kelimelerin gereksiz yoğunlukta yazılması insanı bin kat daha yoruyor.(Direkt bu ekmek diyecek yerine.Buğday ekilir,un haline gelmesi için değirmene götürülür.Un haline getirilir.Hamur yapılır.Hamur olabilmesi için su katılır.Fırına götürülür.Fırına atılıp pişirilir.Ve ekmek olur)denmesi kadar yorucu. Maalesef yazar kitapta bir kelimeyi uzattıkça uzatmış.(Sanki ip lastiğini çekiyor) Misal;Kitapta"Lanet olsun,Lanet herif"gibi kelimlerden gına geldi. Eee ne gerek var bu kadar uzatılmaya? Hadi gerek var diyelim. Bu derece olmamalı diye düşünüyorum. Ne yazık ki! Bazı yazarlar kitap yazarken. Gereğinden fazla kelime kullanıyor. Ve bu okurların olumsuz etkilenmesine sebep oluyor.Uzun lafın kısacası beğenmedim. Ama her neyse kitabın iyi ve güzel yanı eğitimden bahsedilmesiydi.Genç bir çocuğun okuldan atılması ve hiçbir şeyi sevmemesi..Bunların hepsinin bir nedeni var bu da Öğretmenlerin öğrenciler üzerindeki etkileri...Ve bu etkilerin insan yaşamında süper bir iz bıraktığıdır. Maalesef eğitim psikolojik bir baskı ve kölelikten başka bir şey değildir. Keyifli okumalar diliyorum :-)
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,2bin okunma