Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hani "Gözümle görmeden inanmam" diye bir laf vardı. Parmenides gözüyle görse de inanmıyordu. Duyuların bize dünyayı yanlış tanıttığı, aklın insana söylediğinden farklı bir dünya resmi çizdiği görüşünde idi. Bir filozof olarak, bize görünen her türlü biçimi "duyusal yanılmalardan" arıtmayı görevi sayıyordu.
İnsan aklına böyle sıkı sıkıya inanan anlayışa rasyonalizm (akılcılık) adı verilmiştir. Rasyonalist bir düşünür dünya hakkındaki bilgimizin kaynağı saydığı insan aklına büyük bir güven duyar.
Filozoflardan ve düşüncelerinden söz ederken hep erkekleri kastettim aslında. Çünkü felsefe tarihi de erkeklerin damgasını taşıyor. Bunun nedeni de kadının hem kadın hem de düşünen bir varlık olarak insanlık tarihi boyunca hep ezilmiş baskı altında tutulmuş olması. Kötü bir şey bu, çünkü birçok önemli deneyimin yitip gitmesine neden oluyor.