Her birimiz bir miktar bireysel güç ile doğarız. Ve bu gücü her gün biraz daha artırabiliriz. Ne yazık ki, tüm bireysel gücümüzü önce tüm yaptığımız anlaşmaları yaratmakla, sonrada bunlara uymaya çalışmakla tüketiriz. Sonuçta kendimizi güçsüz hissederiz. Sadece günlerimizi idare etmeye, varolmaya yetecek kadar gücümüz kalır. Anlaşmalarımızı sürdürmek için ziyan ettiğimiz gücümüz, bizi toplumsal rüya içinde tutsak kılar.
Başkaları tarafından kabul görmeye ve sevilmeye her birimizin ihtiyacı var ama öncelikle kendimizi kabul etmeyi ve sevmeyi bilmiyoruz. Kendimize duyduğumuz öz-sevgi ne kadar çoksa, Öz-zarar da o kadar az olur. Öz-zarar, ÖZ-reddedişten kaynaklanır.