Tuğba Şimşek

Tuğba Şimşek
@Tugbsmsk
Her şey zaten içimizde olduğu halde, gerçeği adaleti ve güzelligi umutsuzca dışarıda aramayı sürdürüyoruz. Arıyoruz, arıyoruz, arıyoruz. Bulunacak bir gerçek yok. Başımızı nereye çevinirsek çevirelim, gerçeği her şeyde görebiliriz. Ama zihnimizde depoladığımız anlaşma ve inançlar gerçeği görmemizi engelliyo. Gerçeği göremiyoruz çünkü körüz. Sahte inançlar gözlerimizi kör etmiş durumda. Bu nedenle haklı olmaya ihtiyaç duyuyoruz. Başkaları haksız, biz haklıyı1z. İnandığımız şeylere güven duymaya ihtiyaç duyuyoruz. Ve bu inançlar, bizim acılarımızı yaratıyor. Adeta bir sisin içinde yaşıyoruz ve bu sis burnumuzun ötesini görmemizi engelliyor. Bu sis bir rüya, sizin hayatla ilgili bireysel rüyanız. Bu rüya kim olduğunuzla ilgili inanç ve kavramlarınızdan, kendinizle, başkalarıyla hatta Tanrıyla yaptığınız anlaşmalardan oluşuyor.
Sayfa 33·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam

Tuğba Şimşek

, bir kitap okudu
Puan vermedi·122 syf.·
72 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2024 19:43
·
2024 10. kitabı
Don Miguel Ruiz
8.3/10 · 16,3bin okunma

Tuğba Şimşek

, bir kitap okudu
Puan vermedi·592 syf.·
109 günde okudu
·
2024 9. kitabı
Murathan Mungan
9/10 · 1.956 okunma
Zihnimizde herkesi ve her seyi yarglayan bir yargıç vardır. Havayı, kediyi, köpeği bile. İçsel yargıç, her şeyi yasa kitabına göre yargılar. Ne yapıp ne yapmamamız gerektiği, ne düşünüp ne düşünmememiz gerektiği, ne hissedip ne hissetmememiz gerektiği, her şey ama her şey bu yargıcın tiranlığı altındadır. Yasaya aykırı davrandığımız her hareketimizde, Yargıç suçlu olduğumuza karar verir. Cezalandırılmamız ve utanç duymamız gerekir. Bu suçlama yaşamımız boyunca her gün defalarca olur. Bu yargılamalardan payını alan bir başka parçamız daha vardır, Bu parçamıza kurban denilir. Kurban, suçlamayı, suçluluk ve utancı taşımak zorundadır. Bu parçamız şöyle der: " Zavvalı ben. Yeterince iyi değilim, yeterince zeki değilim, yeterince güzel değilim, sevgiye layık değilim, zavallı ben." Büyük yargıç buna katılır ve yanıt verir:" Evet yeterince iyi değilsin." Ve tüm bunlar asla kendi başımıza inanmayı seçmediğimiz inanç sistemine dayanır. Bu inançlar öylesine güçlüdür ki, yıllar sonra bile, yeni kavramlarla karşılaşıp, kendi kararlarımızı vermeye çalıştığımızda bile, yine bu inançların yaşamımızı kontrol ettiğini görürüz.
Sayfa 30·Kitabı okudu
Alıntı
Ehlileştirme öylesine güçlü olur ki, hayatımızın bir noktasında artık kimsenin bizi ehlileştirmesine gerek kalmaz. Artık annenin, babanın, okulun ya da kilisenin bizi ehlileştirmesine ihtiyaç kalmamıştır. Öylesine iyi eğitilmişizdir ki, artık kendi ehlileştiricimiz kendimiz oluruz. Kendi kendini ehlileştiren bir hayvan gibi oluruz. Artık, bize dayatılan inanç sistemine uygun olarak kendimizi ehlileştirebiliriz. Kendi üzerimizde aynı ceza-ödül sistemini kullanırız. İnanç sistemimizin kurallarına uygun davranmadığımızda kendimizi cezalandırırız; "iyi kız", "iyi erkek" olduğumuzda kendimizi ödüllendiririz. İnanc sistemi Yasa Kitabı gibi zihnimizi yönetir.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam