İnsanoğlu uygarlık yolundaki kanlı ilerleyişine başlamadan önce, ilkelliğin karanlığına giderek daha çok batmaya mahkumdur.
Kitap 1912 yılında yayımlanmış olup 2012 yılında dünyayı saran " Kızıl Veba" isimli hastalığın uygar toplumu nasıl yok ettiğini anlatıyor. Kızıl veba denilen bu hastalık topuklardan başlayarak kalbe kadar soğukluk ve hissizlikle kalbe ulaştığı anda (bu süre 2 saat ile 15 dakika arasında sürebiliyor) kişiyi öldürüyor. Ölen kişinin bedeni en son eriyerek yere seriliyor. Kızıl hastalık denmesinin sebebiyse bulaşan kişiyi yüzünün kızarmasıyla bilinmesi. Profesör Smith bu salgından kurtulup 2070 yılına kadar ilkel yaşamı gören son kişi oluyor. İhtiyarlığının son zamanlarında torunlarına modern çağı anlatmaya çalışsa da gözle göremedikleri medeniyet onlara anlamsız geliyor.
Jack london'ın yaşadığı dönem de şahit olduğu bir salgın hastalık olmaması , 2000 li yılları yaşamışcasına yazabilmesi, ileri ki yıllara ait nüfus tahmin sayılarının yakın çıkması insana nasıl bir öngörülü kurgu dedirtiyor. Hala dünyada salgınların olabileceğini bilerek okumak ise insanı ürpertiyor.
60 sayfalık bu eser salgın sırasında her şeyin nasıl bir anda altüst olacağını gözler önüne seriyor.
Keyifli okumalar.
Sanırım beklentim daha başkaydı.
Kitabın adı olan "Korma! İyi bir annesin " görünce annelerin (insanların) içini rahatlatacak cümleler (içeriği ağlar,alışır,uyur,emer..) konular olacağını düşünmüştüm. Şahsım adına okurken hissettiklerim rahatlamak dışında kaygı ve gerilmek oldu.
Kitap içindeki bir konuda yazar o konuyu araştırmadan yazmış gibi bi düşünce uyandırdı.
(Yazarın bu söylediklerimi yapma gibi yükümlülüğü yok ben aldıklarımı aktarıyorum )
Kitabı beğenmedim diyemem her şey de olduğu gibi işime yarayanı elbette ki aldım. Her zaman dediğim " çocuğa bir birey olarak saygı duymak" cümlesiyle karşılaşıp önemini bir kere daha kavradım.
En etkilendiğim kısım şu oldu.
"Elalemin çocuğu ...elalemin yaşantısı.. Elalem Elalem ..
Oysa ki normal gelişim basamakları ,çocuğun bir başarısı değil, sadece sürecin getirdikleridir. Sürecin tadını çıkarmak yerine bu kıyas niye? Bırak geç yürüsün, konuşsun ,okusun . Önemli olan bu süreçten senin aldığın haz ,birlikte biriktirdiğiniz güzel anılar. Senin çocuğun öyle biricik, öyle güzel ki.. o senin bu dünyadaki en kıymetlin."
Tüm kıymetliler iyi ki varlar.
Keyifli okumalar.
16 yıl önce işlenmiş aşk,kin,intikam cinayeti. Olaya tanık olan 5 kişiyi dinleyip asıl katili ortaya çıkarmaya çalışan, detaycı ve psikolojik yaklaşımıyla sonucu bulan belçikalı. (Sona kadar katil tahmin ettiğimi sandım ters köşe )
Sırları ortaya çıkarmak zeka işidir ee bu da Agatha Cristie'nin kalemiyle Hercule Pairot'a düşüyor.
Cristie'nin kitapları insanın zihnini toplamaya yardımcı oluyor. Bakış açısını sıfırlıyor, duygu yorumlamaya yardımcu oluyor. (Ard arda kitap okuyup kendimi sıfırlamak istediğim de okurum)
İyi okumalar.