6.27 Treni çok merak ettiğim bir kitapdı. "AMA"
Guylain adındaki karakter kağıt geri dönüşüm fabrikasında çalışmakta ve hergün kitapların paramparça olmasından vicdan azabı duymaktadır. Bu yüzden yaptığı işten nefret eden ev ve iş arasında sıkışıp kalmış yalnız biridir. Yaşadığı vicdan azabını şeyden aldığı kitap sayfalarını her gün bindiği banliyö treninde yüksek sesle okuyarak dindiriyor. Yine bunu yaptığı bir günde vagonda bulduğu belleğin peşine düşüp hayatı bambaşka yönlere çeviyor.
Yazar bir çok öyküsüyle ödül alan biriymiş bu kitap da ilk romanıymış , bundan mıdır bilmiyorum ama ben kurduğu cümleleri ,dilini sevemedim. Konusu dikkatimi çekmişti cümleler arasında bir kopukluk mu var ben mi yanlış zamanda okudum bilemedim. Hiç bir kitaba okumsuz cümleler kurmak istemem. Sanırım tarzım değildi.
İyi okumalar.
Biten bir Agatha christie kitabı ardından gelen" vay canına ne zeki bir kadın" cümlesi.
On kişiydiler yasaların dokunamadığı cinayetleri işleyen,masum görünen ama birinin ölümene neden olmuş kişilerin, kendince bir adalet duygusuna kapılmış bir katil tarafından öldürülmesini anlatıyor.
Kusursuz tasarlanmış bir seri cinayet.
Daha fazla yazamam spoiler içerir.
İyi okumalar.