Tuğçe Aydoğan

"Bence romantik ilişkilere çok gereksiz anlam yüklüyoruz. Hayatta bir erkekle bir kadının sadece iki kişiden ibaret romantik ilişkisinden daha kıymetli, daha kayda değer, daha süreğen şeyler var. Mutlu son takıntımız bana sorarsanız bize öğretilmiş bir şey. Hayatta karşılığı o kadar da yok."
Reklam

Tuğçe Aydoğan

, bir kitap okudu
10/10
·116 syf.·
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Melisa Kesmez
8.3/10 · 7,6bin okunma
Kelimelerin Sustuğu Yerde Başlayan Koro: Kekeme Çocuklar Korosu
8/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Tarık Tufan, bu eserinde okuru kelimelerin gücünden ziyade o kelimelerin kursakta kalışıyla, yani eksikliğiyle sessizce bir yüzleşmeye davet ediyor. Kitap, alışılagelmiş bir olay örgüsünden ziyade her parçasıyla bir iç monoloğu andıran, kırık bir aynadan yansıyan parçalanmış hayatlar silsilesi gibi akıp gidiyor. Burada kekemelik sadece fiziksel bir dil sürçmesi değil; anlatılamayan acıların, anlaşılamama korkusunun ve ruhun tökezlemesinin bir dışavurumu olarak karşımıza çıkıyor. Tufan, konuşmayı bilmeyenlerin değil, "anlatırsam eksik kalır" ya da "zaten anlamayacaklar" diye susanların o yankılı sessizliğini anlatıyor. Okurken bazen bir satırda çocukluğumuzun eksik kalmış bir sahnesiyle, bazen de yetişkinliğimizin yorgun yalnızlığıyla karşılaşıyoruz. Özellikle 12 yaşındaki bir çocuğun hikayesi üzerinden hissettirdiği o burukluk, aslında bugünün dünyasında çocuklara daha iyi bir yer bırakamadığımız gerçeğiyle bizi sertçe yüzleştiriyor. İnsanın içindeki sızıyı büyüten ama bir yandan da "yalnız değilim" dedirten bu eser, yazarın diğer kitaplarına göre dili bir tık daha ağır ve katmanlı olduğu için okurken sabır istiyor. Bu yoğunluk ve derinlik nedeniyle, eğer daha önce Tarık Tufan okumadıysanız bu kitapla başlamamanızı, ancak yazarın dünyasına aşinaysanız bu sessiz koroya mutlaka kulak vermenizi öneririm.
Kekeme Çocuklar KorosuTarık Tufan · Doğan Kitap · 20218,3bin okunma
Dönüşüm Muhteşem Oldu...
9/10
·148 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
"Kitaplarla arama giren o mecburi iki aylık sessizliği bozmak için Aylin Balboa ’nın kaleminden daha iyisini bulamazdım. Okuduğum ikinci kitabı olan ' Belki Bir Gün Uçarız ', bana neden okumayı bu kadar sevdiğimi bir kez daha hatırlattı. Yazarın o kendine has, yaralı ama asla teslim olmayan kalemine bayılıyorum. Karşılıklı birer çay içiyormuşuz da bana hayatın o en engebeli yollarını anlatıyormuş gibi hissettiriyor. En ağır dram sahnelerini bile öyle bir mizahla harmanlıyor ki, tam gözünüz dolacakken kendinizi bir detay yüzünden gülümserken buluyorsunuz. Acıyı kutsallaştırmadan, ama hakkını vererek, üstelik bunu yaparken de okuruyla o çok tanıdık bağı kurarak anlatıyor. Kitabı bitirdiğimde fark ettim ki; bazen gerçekten uçmuyoruz ama bunun gibi kitapları okurken düştüğümüzde de en azından yalnız olmadığımızı biliyoruz. Hem iç burkan hem de umut veren bu yolculuğa puanım:10/9 Sevdiğim Alıntılar "Dünya, derdi olan insanları taşıyacak kadar şefkatli değil. Silahlarımızı kuşanmak zorundayız." "Dünyanın en çirkin ve yorucu beklemesi, kalbiniz koparcasına dilediğiniz şeyin ne zaman gerçekleşeceğini bilmediğiniz beklemedir."
Belki Bir Gün UçarızAylin Balboa · İletişim Yayınevi · 20214,479 okunma