Tuğçe Eroğlu

Tuğçe Eroğlu
@Tugceer
7 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
Ben Tanrı'ya inanmıyorum. Fakat burada benden tamamen farklı olarak Tanrı' ya inanan bir bina dolusu insanın arasında otururken insanlara inandığımı fark ediyorum. Onların birbirine yardım etme gücüne, olasılıklara karșı çabalama gücüne inanıyorum. Sıradıșının her gün sıradana üstün geldiğine inanıyorum. Yarının daha güzel olacağına inanmak da dahil, umutla sarılarak bir șeye sahip olmanın, bu gezegendeki en güçlü uyușturucu olduğuna inanıyorum.
Sayfa 431·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"İnsan soyu zayıf, kırılgan, ölümlü, her türlü hastalığa, kazaya, acıya açık ama kendini avutarak yaşıyor, bunları unutuyor. İşte anahtar kelime bu; hayatın özü, büyük sırrı; olmazsa olmazı: Unutmak. Eğer unutmak diye bir şey olmasaydı yaşam da olmazdı.İnsan unutmadan hayatını sürdüremez."
Sayfa 31·Kitabı okudu
"Vay halime, tüm suçun yalnızca kendimde olduğunu biliyorum - aslında suç demek doğru değil! Kısaca, nasıl ki eskiden tüm mutlulukların kaynağı bendeyse, şimdi de tüm üzüntülerin kaynağı içimde saklı.Eskiden tüm dünyayı sevgiyle kucaklayacak yüreğe sahip, her adımda cenneti ayağının dibinde gören, zengin duygularla dolaşıp duran ben, artık aynı kişi değil miyim? Bu yürek şimdi ölmüş durumda, artık ondan dışarıya yansıyan hiçbir coşku yok, gözyaşlarım kurudu, artık beni canlandıran gözyaşlarımın ferahlatamadığı düşüncelerim kaşlarımın endişeyle çatılmasına sebep oluyor. Çok acı çekiyorum, yaşamamın tek neşesini, içinde bulunduğum ortamda dünyalar kuran canlı gücü kaybetti; o yok artık! Penceremden dışarıya, uzaktaki tepeye bakarken, sabah güneşinin onun üzerine doğru sisi yararak sakin çayıra vurduğunu, yaprakları dökülmüş söğüt ağaçlarının arasından yavaşça akan ırmağın bana doğru kıvrıla kıvrıla bana yaklaştığını görünce! - Ah! O muhteşem doğa vernikli bir tablo gibi karşımda değişmeden duruyor, ama hazların hepsi bir damla mutluluğu bile kalbimden beynime pompalayamıyor, çalışkan biri olan ben Tanrı'nın gözünde kuru bir çeşmeden, çatlak bir testiden farksızım."
Sayfa 85·Kitabı okudu
Albert bana bakarak șöyle dedi: Bana kızma ama, verdiğin örnekler konuyla hiç alakalı görünmüyor” “Olabilir,” dedim, “bağlantı kurma tarzımın bazen gevezelik sınırına dayandığı konusunda sık sık eleștirilmișimdir. Hayatın aslında tatlı sıkıntılarından kurtulmaya karar veren bir insana acaba değișik bir açıdan bakmak mümkün mü diye bakalım. Zira yalnızca empati kurduğumuzda bir konuyla ilgili olarak konușabilme onuruna sahibiz.”
Sayfa 45·Kitabı okudu
Adalet tartıșmaya açıktır. Güç ise ilk bakıșta tartıșılmaz biçimde anlașılır. Bu nedenle gücü adalete veremedik, çünkü güç, adalete karșı çıkıp kendisinin adil olduğunu söylemiști. Haklı olanı güçlü kılamadığımız için de güçlü olanı haklı kıldık.
Sayfa 416·Kitabı okudu