Sabahı, yazmak yerine bira içip Madam Bovary okuyarak
geçirdim. Şimdi son yıllarda yapnğım en iyi şeyin sürüsüne
bereket bira içmek ve bazı kilapiarı kendimi adayarak, tuhaf
bir sadakatle, sanki içlerinde bana ait bir can , kadere dair bir iz
varmışçasına yeniden okumak olduğunu düşünüyorum. Günün geri kalanı ağır ağır okuyarak, gözümdeki kaşıntıya asla çare bulamadan saatler boyu yatakta uzanarak geçti; gecenin
gelişini beklemek için mükemmel bahaneler. Bütün beklentim
bu, daha fazlası değil: gecenin bir an evvel gelmesi.