Uçtu güvercinlerin en beyazı: İzin çıktı seni sevmeme!
Sessiz pencerede sallandı sessiz kapı.
Sessiz ağaç, adım attı sessiz odaya.
Sanki burada kalıyormuşçasına yakındasın şimdi.
Elimden alıyorsun büyük çiçeği:
rengi ne beyaz, ne kırmızı, ne mavi- alıyorsun yine de.
Nerede hiç yoktuysa artık hep orada kalacak.
Onunla kalacağız, hiç olmadığımıza göre.
Sayfa 13 - Türkiye İşbankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Benim dudaklarımda arama dudaklarını,
yabancıyı kapının önünde,
gözyaşını gözde arama.
Yedi gece yüksekliğindedir ufkun ufka yolculuğu,
el, yedi yürek aşağıdan çalar kapıyı,
yedi gül sonra duyulur fıskıyenin şırıltıları.
Sayfa 7 - Türkiye İşbankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Pişmanlık kadar insana yakışan bir hal tanımadım ben Molla Kasım. Düşün ki ateşe atılmış yanıyorsun, ama her yanlış bir kere daha temizliyor seni. Tam öyle bir zaman... Düşünsene; bir kapıya ikinci defa gitmek... Kaçtığın, terk ettiğin yere geri dönmek... Elveda demediğine dönüp merhaba demek...
566 sayfa olan Notre Dame'ın Kamburu yoğun betimlemelerden oluşuyor. Hatta o kadar yoğunki biraz sıkıyor. Sabır gerektiren bir kitap oldu benim için. Kendimi "acaba okumaya hazır değil miyim?" diye de sorguladım. Fakat son 200 sayfada kitabın büyüsüne kapıldım. Klasik gibi klasikti. Bitirip kapattığım anda derin bir "ahh" çektim. Kitap özeti ya da karakter analizi yapamayacağım bunlar yerine mutlaka okuyun diyeceğim. Mutlaka okuyun!
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma