Tuncay A.

Tuncay A.

, bir kitap okudu
9/10
·176 syf.·
Beğendi
·
7 günde okudu
·
2025 12. kitabı
Yuval Noah Harari
8.5/10 · 1.421 okunma
Reklam
Örneğin Cudi Dağı'nda yaşasam, işimi yapmak için kan davalı iki aşireti, üç mele eşliğinde, yer sofrasında bir araya getirmem yeterli olurdu. O barış yemeği için de bin kuzu kestirir ve aradan çekilirdim. Sonra bin kuzu daha kestirir ve başka kan davalarını çözerdim. Yeter ki karşıma vejetaryen bir aşiret çıkmasın!
Hayatımda ilk defa kitap okurken kahkaha atmıştım :)·Kitabı okudu
1000Kitap
İletişim kurmayı reddeden iki insanın durumunda olduğu gibi, soğuk savaş halindeki iki devleti de birbiri hakkında herhangi bir şeye inandırabilmek gayet kolaydı. Aynı kolaylık, kutuplaşmış toplumlar için de geçerliydi. Örneğin, herhangi bir nedenden artık görüşmeyen iki komşunun birbirine saldırması için birkaç isimsiz mektup yeterliydi. Buna göre, birbirini tanıdığını sandığı için artık iletişim kurmaya gerek duymayan iki taraf olduğu sürece, her ülkede iç savaş çıkarılabilirdi. Burada önemli olan, aynı toplum içindeki farklı grupların birbiriyle bağını koparmaktı ki bu da çocuk oyuncağıydı. Çünkü insan denilen varlık, sadece ebeveynlerine ve o ebeveynlere benzeyenlere güvenebilen aptal bir çocuktu. Hatta bütün hayatı, anasıyla babasından farklı görünen herkesten korkmak ya da nefret etmekle geçiyordu. Ne de olsa insan bir türlü büyümüyor ve hep çocuk kalıyordu. Çünkü kurduğu toplum tersine işleyen bir kuvöz gibiydi. İnsanın duygusal zekâ gelişimini mutlaka bir noktada durduruyor, hatta geriletiyordu. Öyle olmasa, tekerleğin icadı dahil, tüm insanlık birikimini kullanarak binbir güçlükle gittiği Ay'a, ülkesinin bayrağını diker miydi? Aptal bir çocuk gibi... Tam da bu yüzden insan aslında hiçbir yeri gerçekten keşfedemiyor, sadece savaş alanını genişletiyordu.
1000Kitap
Bu dünyada insanlığını hissedebildiğim başka kimse yok. Hatta bu dünyayla aramdaki tek bağ o. Sanki bir uçurumdan düşmüşüm, Christelle de beni son anda elimden yakalamış gibi... Belki hiçbir zaman gücü yetmeyecek beni yukarı çekmeye ama elimi hiç bırakmıyor. Ben o kadın sayesinde düşmüyorum altımdaki o boşluğa. Christelle beni hayatta tutuyor...
Aşk
"Eğer işin insanlara yardım etmekse... Eğer bunu profesyonel olarak yapıyorsan, durumu asla kişiselleştirmeyeceksin. Diyelim ki bir köyde çocuklara yiyecek dağıtıyorsun... Eğer o çocukların gözlerine bakmaya başlarsan... Ya da ne bileyim, adlarını öğrenmeye başlarsan, yani o çocukları gerçekten görmeye, onların farkına varmaya başlarsan o köyden asla ayrılamazsın. Hatta son nefesine kadar kendini o çocuklara adarsın. Sonra da başka köylere gidemezsin! Başka çocuklara yiyecek dağıtamazsın! Onun için de yardım götürdüğün insanlarla aranda daima bir mesafe olacak. Hani uçaktan paraşütle yardım paketleri atılır ya? İşte, duygusal olarak aranda o kadar mesafe olmalı! O uçak yerden ne kadar yüksekteyse, sen de insanlardan o kadar uzak olacaksın. Çünkü senin işin dağıtmak! Teslim etmek. Sen bir postacısın, o kadar. Çantanda ne varsa, onu dağıtırsın. Sırf insanları mutlu etmek için mektuplar yazmaya başlamazsın! Çünkü bunu yapmaya başlarsan asıl işini yapamazsın, mektup dağıtamazsın!
Hayata Dair
Reklam