Etrafı, dünyayı ve hayatı doğru okumaktır bütün mesele. Böyle söylüyor kalem ve kelâm ehli. Israrla, ayrı ayrı açılardan bakarak dünyanın geçiciliğine işaret ediyor. Diyor ki dünya hayatı bir uykudan ve hayâlden ibarettir. Tut ki hayâlinde sultan oldun, tut ki hayâlinde dilenci oldun. Uyandığın zaman ikisi de geçici olacağına göre ele geçmiş olan her şey sonsuz ve hakiki hayata başladığın zaman rüya hükmüne gireceğine göre ne diye gam çekersin.
"Geç gelir tez gider deyû safâ çekme keder
Alemin hâli budur böyle gelir böyle gider"
İçinde bulunduğumuz dünya hayatında safa geç gelir, tez gider. Halbuki elem; sıkça uğrar, biraz da zor gider. Dünya hayatının tabiatı o çünkü ta işin başında "Çamurumuz karılırken yağan kırk günlük yağmurun otuz dokuzu gam, biri neşeydi." diye takviye ederler manayı.
Winston Lord üzerinde günlerdir çalıştığı bir raporu Kissinger'a verdikten sonra üzerinde, "Yapabileceğinin en iyisi bu mu?" yazısıyla geri gelir rapor. Lord raporu yeniden yazar, düzenlemeler yapar ve tekrar teslim eder; yine aynı kısa soruyla geri gelir rapor. Bir kez daha düzelttikten ve Kissinger'dan yine aynı soruyu aldıktan sonra Lord parlar. "Kahretsin, evet, yapabileceğimin en iyisi bu." Kissinger şöyle cevap verir: "Güzel, o halde artık okuyabilirim raporunu."