Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Düşünceden uzak gamdan azade
Şimdi ne hoş bir sükûn içindesin
Seni arıyor ve kıskanıyorum
Dünyada yine her şey alelade
Siyah ufuklardan geliyor sesin
Seni arıyor ve kıskanıyorum
Senin yokluğunla geçiyor bahar
Benden daha önce ölen vefasız
Ben şu yeryüzünde paramparçayım
Yaşamakla ölmenin ne farkı var
Sen toprağın altında yapayalnız
Bense yeryüzünde paramparçayım
Cihan yıkılmış altında kalmışım
Avutmaz beni bu gece, bu gün
Her tarafta elem, her yerde hüzün
Yeter, yeter artık dönüyor başım
Dursun bu dünya da gönlümce dönsün
Dağlar gibi deryalar gibi sonsuz
Karanlık, karanlık ölümden beter
Bir yol ki hayatla beraber biter
Taştan bir sükut ki hissiz ve ruhsuz
Dağlar gibi deryalar gibi sonsuz
Artık hiç sabah olmayacak yavrum
Bitkin gözlerime son bir defa bak
Bir daha o yerden gün doğmayacak
Bu mor gecelerde kayboldu ruhum
Artık hiç sabah olmayacak yavrum...
Kucağımda bir yığın
Meyvesi ayrılığın
Ben yine geleceğim
Benim küçük meleğim
O ela gözlerinde
Parlayacak bir inci
Ve bütün sözlerinde
Kavuşmanın sevinci
Gönle hasret sinecek
Islanacak mendilim
Fakat bir gün dinecek
Kalbimizin özlemi
Ve bu küçücük gemi
Açılacak engine
Geleceğim ben yine
Sen üzülme sevgilim
Çekip bütün günleri
Bir uzun sicim gibi
İnan tertemiz meleğim
Böyle gittiğim gibi
Ben yine geleceğim
Yalnız güzel çocuğum
Dua et ki çok uzun
Sürmesin yolculuğum