Hristiyan inancı(körü körüne inanç)en baştan bir kurban etmedir.Tinin,gururun,her türlü özgürlüğün,kendinden emin oluşun kurban edilmesi,aynı zamanda köleleşme,aklen sakatlanma,gülünç duruma düşmedir.Hristiyanlık(körü körüne inanç)barbar tinin ürünü,akılların intiharıdır.(Körü körüne inanç)Din bir nevrozdur,roma evrenselliğini şark’ın kölelik ruhuna karıştırmadır.Dinler belkide bir filoloji(dil bilimi) eksikliğinden kaynaklanmıştır.
(Yazar dine inanan kimselerin saçmalığını,gülünç duruma düştükleri halde bu inanca devam etmelerini sorguluyor.Kendisi ile aynı görüşte olmamakla beraber yaşadığım bir hadiseyi anlatacağım.Bir gün camiye gittiğimde Aydın, ulemadan bir hoca değişimden bahsediyordu.Şöyle söyledi”Ben şimdi size ne anlatsam,anlattığım her şeye inanacaksınız.Gelişmeye kapalısınız.Sizin inancınız bizim anlatılarımız ve kitaplarımızdır.Bununla ilgili hatalı ve yanlış bir şey söylesem ona da amin diyeceksiniz” dedi tam sözünü tamamlarken cemaat amin demesin mi.Hoca cemaate döndü” maalesef içinizde hakiki iman sahibi yok,hepiniz taklidi inanç sahibisiniz,hiç birinizde bilinç oluşmamış” dedi.Nieztcshe’de kendi zamanındaki dine inananların gülünç duruma düştüklerini görünce dinlerin bir akıl tutulması olduğunu itiraf ediyor.Bugün bile gelişime kapalı insanlar yüzyıllar önce yazılmış kitapları ilim diye birbirine anlatırken,anlatanlara ulema derken ne kadar gülünç duruma düştüklerinin farkında bile değiller!….)