Tunç Yazıcı

Tunç Yazıcı
@Tunncs
Dokuz Eylül Üniversitesi
İstanbul
İstanbul, 20 Haziran
183 okur puanı
Şubat 2023 tarihinde katıldı
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: KÂMİL BEY
Başından geçenleri, şaşarak düşünüyordu. Ömründe hiçbir zaman serüven aramamıştı. Birçok dostları, heyecan duymak ya da ün almak için Afrika'ya büyük avlar yapmaya gitmişler, küçük teknelerle okyanusları aşmaya kalkmışlardı. Kâmil Bey, dünyayı dolaştığı hâlde, ocak başında konuşmadan oturan tembel bir İngiliz soylusu gibi yaşamaktan hep hoşlanmıştı. İradesinden dışarı bir iş yaptığını, başkalarının etkisi altında kalarak alışkanlıklarından vazgeçtiğini pek hatırlamıyordu.
Sayfa 355 - Ketebe Yayınları·Kitabı okudu
Roman
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Tunç Yazıcı

, bir kitap okudu
9/10
·448 syf.·
Beğendi
·
6 günde okudu
·
2026 31. kitabı
Kemal Tahir
8.7/10 · 13,2bin okunma
İKİNCİ BÖLÜM: BULANIK SU
Kâmil Bey yere bakıyordu. Babası öldüğü zaman, Osmanlı Bankası'ndaki parası, altın olarak bu rakamdan birkaç kat fazlaydı. "Aman ya Rabbi! Demek, lira adedi kadar vatandaş canı kurtaracak, düşman öldürecek bir dehşetli kuvvetmiş. Belki de vatan kurtaracak bir kuvvet. Aman ya Rabbi!" Bu parayı nasıl da aptalca, hatta namussuzca çarçur etmişti. Hem de kendi malı zannederek... Kendi malını yerken binlerce insana fenalık ettiğinden şüphelenmeksizin... "Aman ya Rabbi!" İçinden geçenleri anladılar mı kuşkusuyla ötekilerin yüzüne gizlice baktı. Gözlerini yere eğmişlerdi.
Sayfa 257 - Ketebe Yayınları·Kitabı okudu
Roman
İKİNCİ BÖLÜM BULANIK SU
"İstanbul'a döndük", dedi, "bir akşam üzeri... Bizim mahallede bir yokuş vardı. Alacakaranlıkta bunu çıkıyorum. Bir yeldirmeli kadın da iniyor. Neredense annem olduğunu tanıdım. Bakkala yoğurt almaya gidiyormuş. O kadar heyecanlanmışım ki duvara dayanarak bekledim. Benim hizama gelince, 'anne' dedim. Bunu demedim, adeta inledim. Neredeyse ağlayacaktım. O da benim sesimi tanıdı. 'İsmail sen misin?' diye sordu. Hani gereksiz sorular vardır ya, işte onlardan birisi... Yoksa beni tanıdı. Ne yaptı bilir misin? Elindeki kaseyi eğilip yere koyduktan sonra kucakladı beni... Biz ana oğul, öylece ağlaşırken, yemin ederim ki aklı fikri, yere bıraktığı kasedeydi... 'Aman kırılmasın!' Ben kendimi belki yüzlerce defa, o kaseden daha değersizmişim gibi ölüme attım. Bunu sen gördün, bilirsin... Annem, mezardan gelen oğlu için, kenarı çatlak bir kaseyi -vallaha kenarı çatlaktı, eskici Yahudi iki kuruş vermezdi- yere atamadı. Sonra, akrabaları, dostları, komşuları, hemşehrileri dolaştım. Hepsinde bu 'kaseyi yere atamamak' hâli fazlasıyla vardı. Harbe gidenler haklı olarak umursamaz olmuşlardı.
Sayfa 233 - Ketebe Yayınları·Kitabı okudu
Roman
İKİNCİ BÖLÜM: BULANIK SU
"Her ölen insan, yaşayanların bir parçasını da beraber öldürmüş olur."
Sayfa 231 - Ketebe Yayınları·Kitabı okudu
Roman