"Neyim var bilmiyorum. Bu arada hayatımın üçüncü on yılına başladım! Gazeteler ve ilanlar konserimi duyurdular; konsere iki gün kaldı ama sanki böyle bir şey yokmuş gibi, hiç umurumda değil. Övgü dolu laflara da kulaklarımı tıkadım, hepsi öylesine aptalca ki. Ölmüş olmayı isterdim; oysa annemi ve babamı çok özledim. Gözlerimin önünden görüntüsü gitmiyor ama artık ona aşık olmadığımı düşünüyorum. Yine de onu bir türlü kafamdan atamıyorum. Yabancı ülkelerde gördüğüm her şey eski ve nefret dolu görünüyor; eve duyduğum hasretimi çoğaltıyor ve kıymetini o zamanlar anlamadığım kutsanmış anları düşündürüyor. Yüce görünen şeyler bugün sıradan geliyor; sıradan olduğunu sandığım şeyler ise benzersiz, eşsiz, müthiş ve çok yüksek görünüyorlar. Buranın insanları bana ait değiller. Nazikler ama sadece alışkanlıkla nazik davranıyorlar; her yaptıklarını saygın, ruhsuz ve ılımlı bir şekilde yapıyorlar. Ben ise ılımlı düşünmek bile istemiyorum. Aklım karışık, hüzünlüyüm, kendimle ne yapacağımı bilemiyorum; keşke yalnız olmasaydım!"