Raskolnikov'un suçu işlemesinin sahici görünmemesi, dolayısıyla romanda yazarın temsilcisi tarafından da doğrulanır. Suç tam olarak ona ait değildir, bu yüzden de işlediği cinayetin yanında neredeyse gülünç derecede yetersiz gözükür; mesela hiç kimse ondan şüphelenmemesine rağmen cinayetten sonraki gün karakolda bayılması ve başka şekillerde üzerine dikkat çekmesi gibi. Tüm itirazlara rağmen, suçluluktan iki büklümdür ve cezalandırılmayı beklemektedir. Mesele öldürecek ve sonuna kadar sorumluluğu üzerinde taşıyacak güce sahip olmaması değildir; cinayeti bilinçdışı dürtüler ve bilincinden kaçamayarak ürettiği fikirlerle, yalnız kendi için işlemiştir, "nihilist" neslinin gönül verdiği ortak amacı düşünmemiştir. Sonya'nın onu etkileyişi de bu yüzdendir. Raskolnikov'un anarşist bireyselciliğinde toplumsal bir nitelik yoktur, tıpkı Sonya'nın kurtuluşu Hıristiyanlıkta aramasında olmadığı gibi.