"Şu an sana bir şey söyleyemiyorum, kusura bakma. Sana yazacağım."
Kadın ona şükran dolu bir ifadeyle gülümseyip, "Evet, yaz bana, Ludwig, böylesi daha iyi," dedi.
"Karanlıktım." Kendisini böyle açıklamak istediği zamanlar olmuştu. Son zamanlarda tecrübe ettiği, renklerin var olmadığı o siyah-beyaz dünyası, muhteşem, sessiz ve huzurluydu ama artık geri dönemeyeceği bir yerdi.
O günden sonra kadının istediği, kendi gücünü kullanarak onu dinlendirmekti. Çok geçmeden kadın bir gerçeğin farkına vardı. Kadının hevesle yardım etmek istediği aslında belki de kendisiydi. On dokuz yaşında evden ayrıldıktan sonra kimsenin yardımını almadan Seul'de yaşamanın zorluklarını alt eden geçmişteki halini, kocası vasıtasıyla açığa çıkarmış olamaz mıydı?