Turan Erdoğan

Turan Erdoğan
@Turanerd
Notre Dame Cathedral Paris
9/10
·559 syf.··
Beğendi
·
2023 77. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2023 03:56
Notre Dame’nin Kamburu kitabının orijinal adı Notre Dame de Paris’tir. Yani bilinenin aksine kitabın ana karakteri katedraldeki kambur (Quasimodo) değil, katedralin kendisidir. Bu ufak çeviri hatası kitabın en çok eleştiri aldığı yönün sebebini doğurmuş. Kitabı okuyan kişiler çok fazla mimari, sanat tarihi ve kilise bilgisi olduğundan şikayetçi. Halbuki kitabın yazılım amacı katedrali tanıtmak zaten. Victor Hugo kitabı yazdığı dönemde bu meşhur katedralin bakımsızlıktan dolayı yıkılması gerektiğini düşünen şehir planlamacılarının fikrine karşı çıkarak, kiliseye dikkat çekmek için bu kitabı kaleme almış. Haliyle istediğini başarmış ki şu an bu kitabı hala okuyoruz, katedral Paris’in göbeğinde duruyor ve her yıl binlerce insan tarafından ziyaret ediliyor. Gelelim romanımızın içeriğine; Quasimodo, isminin anlamı yarım kalan demekmiş. Quasimodo, gelişimi eksik kalmış bir beden. Sevmeyi, sevilmeyi sonuna kadar hakeden, yüzüne, bedenine bakılmayacak kadar çirkin bir bedene hapsedilmiş, iyi bir yürek. Frollo, Notre Dame Kilisesi’nin baş rahibi, bebekken kiliseye terk edilen Quasimodo’yu bulan, onu büyüten bir nevi babalık yapan adam. Esmeralda, çingeneler tarafından bebekken kaçırılan, güzeller güzeli özgür bir ruh. Keçisi ile sokaklarda gösteriler yaparak, dans ederek geçimini sağlayan bir sokak çingenesi. Victor Hugo bu üç karakteri güzel bir hikaye içinde kurgulamış. Katedralin güzelliğini ve önemini vurgularken dini ve adalet sistemini kıyasıya eleştiriyor, Victor Hugo. Katedrali özellikle karanlık olarak tasvir etmesinden bunu net bir şekilde görebiliyoruz. Kendi nefsine sahip olamadığı için kadınlardan nefret eden baş rahip Frollo bu romanda dini temsil ediyor. Kilisenin ona verdiği yetkiyi kötüye kullanması, suça bulaşması, insanları yanlış yönlendirmesi fakat
Edebiyat
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma
Turan Erdoğan
Güzel yazmışsın tebrikler 👏
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yaşadı… Sevdi… Yazdı…
9/10
·647 syf.··
Beğendi
·
2023 148. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2023 22:39
Kırmızı; Ordu mu, Aşk mı? Siyah; Kilise mi, Ölüm mü? Okuyun en iyisi, kararını kendiniz verin… Fransız edebiyatında realizm akımının öncüsü olan Stendhal, 1827 yılında, kilisede işlediği bir cinayetten dolayı, ölüm cezasına çarptırılan Berthet adındaki papaz okulu öğrencisinin, gazeteden okuduğu davasından esinlenerek bu romanı kaleme alıyor. Romanın ana karakteri Julien Sorel, Fransa’da küçük bir kasabada keresteci bir babanın oğludur. Annesi yok, kardeşleri özellikle de babası tarafından sevilmiyor. Fransa’nın alt tabakasına mensup Julien, Napolyon hayranıdır. Kitapta bol bol Napolyon ve dönemini okuyoruz. Kitabın temel özü, toplumsal sınıf mücadelesi. Dönemin Fransa’sında sınıf atlamanın iki yolu var; ya asker olup orduda başarı sağlayacaksın, ya da saygın bir din adamı olacaksın. Yükselme hırsı ile dolu olan Julien, orduda başarı sağlayamayacağını düşündüğü için, inançsız olduğu halde, toplum içinde iyi bir yer sahibi olmak için dine yöneliyor. Oldukça zeki ve çalışkan Julien, yükselmek için bir papazdan Latince öğrenir, din dersleri alır, çeşitli kitaplar okuyarak kendini geliştirir. Bu yolda hızla ilerleyen Julien’in kitap boyunca kendi içinde yaşadığı çatışmaları ve sınıf atlama mücadelesini okuyoruz. Ana karakterin ahlaktan yoksun olmasını gerçekçi buldum ve kitabın en sevdiğim yanı bu oldu. Yazar yarattığı karakter için “bütün toplumla savaşa girişen zavallı bir insan” demiş. Kitap Napolyon Bonapart’ın sürgüne gönderilişi ile yaşanan restorasyon dönemini ustaca anlatmış. Siyasi, dini, sosyolojik aynı zamanda psikolojik bir roman. Eşitlik, sınıfsal farklılık, sosyal statü alt metin olarak işlenmiş. Bölümler halinde yazılmış kitabın gerçek değeri yayınlandıktan 50 yıl sonra anlaşılmış. Kitabın ana karakteri ile yazarının hayatı paralel, benzerlikler
Smra_YPL
Kırmızı ve SiyahStendhal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202212,7bin okunma
Turan Erdoğan
Kalemine sağlık 👏
Vazgeçebilmek, neden bu kadar zor?
9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2023 162. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2023 18:54
Bazen seçme şansın vardır ve bir tercih yaparsın. Hayatını aldığın bu karar doğrultusunda idame ettirir, kendi düzeninde yaşar gidersin. Ve bir gün geriye dönüp baktığında, aslında aldığın bu kararın, ne derece yanlış verilmiş bir karar olduğunu fark edersin. Fakat yapacak hiçbir şey yok, geri dönmek için çok geç çünkü ömrün tükenmiştir. Hiçbir şeyi değiştiremezsin, istediklerini elde edemezsin, seçiminle hayatın son bulur. Geride elinde pişmanlığın kalır, fakat pişman olmak için bile geç kalmışsındır… Ve cesaret edemediğin için yaşayamadıkların… Ve uzaktan bakarsın, kaçırdığın hayatı, elde edenlere… Geç kalınmışlığın öyküsü… Bekleyişin öyküsü… Kaybettiğiniz vakti, kim için, ne için harcadığınızı sorgulatacak bir metin, bu kitap. Hiç düşündünüz mü; Yok saydığınız hayat, kimin uğruna?
Smra_YPL
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,9bin okunma
Turan Erdoğan
Güzel inceleme 👏👏👏
Hiçbir şey başlamadan son bulmaz…
10/10
·385 syf.··
Beğendi
·
2023 157. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2023 16:48
Leonardo Da Vinci’nin, Hz. İsa’nın oniki havarisi ile yediği son akşam yemeğini resmettiği, “Son Akşam Yemeği” tablosuna bakarken, defalarca tablodaki insanların hikayesini düşünmüştüm. Özellikle Mecdelli Meryem ile İsa peygamberin ilişkisindeki gizemi hep merak etmişimdir. Jose Saramago’da aynı gizemi merak etmiş olmalı ki uğruna kitap yazmış. Bu kitapta İsa’nın kayıp yıllarını, bilinmeyenlerini kurgulamış. İsa’nın doğumundan önceki süreden başlayıp, çarmıha gerilmesine kadar olan zamanı, İncil’deki kronolojik sıraya sadık kalarak ancak kendi bakış açısıyla yorumlamış. İsa peygamberin ailesi, çocukluğu, aşkı, mucizelerini gerçekleştirirken nasıl bir dünyada, hangi koşullarda yaşadığını yazmış. Onca eleştirilmesine rağmen oldukça iyi bir metin ortaya çıkarmış. Kitabın ağırlıklı olarak anlatmak istediği İsa’nın da bir insan olduğu. Saramago genelde kitaplarının kahramanlarını sıradan insanlardan seçer, bu kitapta ise İsa’yı sıradanlaştırmış. Bu kitap yayınlandıktan sonra Saramago katolik kilisesi tarafından afaroz edilmiş, insanlardan çok fazla tepki almış. Gördüğü baskılar ve uygulanan sansür nedeniyle ülkesi Portekiz’den ayrılıp, Kanarya Adaları’na yerleşmiş. Kitapta İsa’nın, Tanrı ve Şeytan ile konuştuğu bir bölüm var; sadece bu bölümü okuyan bile Saramago’nun neden sürgün edildiğini anlayacaktır. Bana göre büyük haksızlığa uğramış, aydın bir insan olarak Tanrı’nın adaletini sorgulaması, bu kadar cesurca yazması takdir edilmesi gereken bir durum. Edebiyat dünyası için bu kadar tartışma yaratan bir kitap olması bile İsa’ya Göre İncil’i okunmaya değer kılıyor. Tarihi ve dini bir olgunun hikayeleştirilmesini her zaman keyifle okuyorum. İyi bir edebi metin olması dışında, bu kitabı farklı kılan ise içinde mizah ve çokça cesaret barındırması. Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş
Smra_YPL
İsa'ya Göre İncilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20183,141 okunma
Turan Erdoğan
Kalemine sağlık 👏👏
imkansızlığa tutunan, umudun öyküsü…
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2024 11:17
Tuncer Sümer’in tanıklığında, kendi anlatımıyla; Nurhak! Kitap 1960’lı yıllarda başlayan dostlukların ve birlikte kurulan hayallerin hikayesini konu alıyor. Dönemin öğrenci hareketi içinde aktif yer alan Tuncer Sümer, Ankara’da başlayıp Nurhak dağ kadrosuna katılmasına kadar olan süreyi anılarında kaldığı kadarıyla anlatıyor, “İnsanlar ipe giderken nelerin kaybedildiğini kavramak da bir görev” diyerek, yoldaşlarını anmanın mutluluğunu taşıyarak. Ankara’da öğrenci yurtlarında başlayan hareketin her yönü, cezaevleri, firarlar arasında, sürekli eğitimle ve öğrenmeyle geçen zamanın, dağlara uzanan mücadelenin öyküsünü, cesarete hayranlık, umuda inanmışlığa saygı duyarak ama bir o kadar da hüzünle okuyoruz. Bir bir kırılan umutları, yarım kalan hayalleri, güzel dostlukları, geride bırakılanları, en önemlisi mücadeleyi okurken bir kez daha anlıyoruz ki; hiçbirinin ölmek gibi bir derdi yok, öldürmek gibi amaçları da… Daha adil ve yaşanılabilir bir dünya yaratma fikri için çıkılan yolculuğun öyküsünü, ülkemizin yakın tarihine bakmak için okuyun… Hüseyin İnan’a sordular… ne zaman yolculuk? dedi… erikler çiçek açınca.
Edebiyat
Erikler Çiçek AçıncaAhmet Tuncer Sümer · Ayrıntı Yayınları · 201457 okunma
Turan Erdoğan
Anılarına saygıyla 🙏