Öyle olmayı çok arzu ettiği gibi, şair kadar hisli olsaydı belki şiddetli ıstıraba tahammül edemez, o tabancayla kendini vururdu. Ne var ki bu kadarını galîz bir kahramandan beklemek haksızlık olurdu.
Kadıncağız, Efkan Bakara'nın hayattaki yegâne varlığıydı. Bu yüzden yanına gidip yanağından öpmek istedi. Ama kadıncağızın yanağı buz gibi soğuktu. Çoktan ölen kadını bir kez daha öptü. Çünkü annesiydi
Bahar gelip doğdukları yuvaya tekrar geldiklerinde orada uyuyan çocuğu yine gördüler. Onun bitimsiz düşlerini kesmeden yavruladılar ve sonraki nesle, gürültü edip bu çocuğu derin uykusundan uyandırmamalarını sıkı sıkıya tembihlediler.
Ebrehe, hissettiklerinin kadınlara özgü birtakım duygular olduğunu sezdi. Hayatını kurtardığı için bu gence şükran duyması gerekirken, aynı nedenden dolayı ondan nefret ediyordu.