Irmak Zileli'nin son kitabı Şimdi Buradaydı, çok güçlü bir psikolojik roman. Aynı zamanda bir polisiye. Bilinç akışı tekniğiyle yazılmış. Kahramanlarımız psikiyatrist Birkan, hastası Yankı ve onun takıntılı olduğu Arzu ve Arzu'nun sevgilisi Kaya. Metin bazen okuru zorluyor, kahramanların sesleri birbirine karışıyor. Sanıyorum yazarın tercihi bu, okuru da biraz emek vermeye çağırıyor.
Konumuz, "aile". Yokluğunun boşluğu bir türlü dolmayan, varlığıyla boğulduğunuz!..12 Eylül faşizmi atmosferinde "kaybolan" babalar...Geride kalan fedakarlığıyla, denetim tutkusuyla çocuklarını boğan anneler. Özetle; "Anneniz sizi anlamadı , babanız kollamadı, yalnız bırakıldınız."
Bir terapi seansında geçen roman "babasız" erkeklik halleri üzerine daha çok erkek kahramanlar üzerinden kurgulanmış. Kitabın adı ve kapağı bana ta en başından "son"unu bekletti hep."Son"a geldiğimde yine de şaşırdım! Başa dönüp kitabı yeniden okumak istedim. Bu arada, kapak çok güzel, Rene Magritte'nin bir eserinden uyarlanmış. Ancak kapak tasarımı için iç kapakta Hamdi Akçay'ın adı yer alırken, ressamın adının anılmamış olmasını yadırgadım.
Şimdi Buradaydı bana Ingeborg Bachmann'ın Malina'sını çağrıştırdı. Malina, çevirmeni Ahmet Cemal'in ifadesiyle "günlük cinayetlerin romanı"ydı. Aynı zamanda kişilik bölünmesinin, kişiliğin kadın ve erkek yanlarının çarpışması, çatışması ve bu savaşta "kadın" yanın yıkımının- adı konmamış bir cinayete kurban gitmesinin- romanı. Zileli de babasız erkeklerin "mağdur" "katil" "kışkanç" "saldırgan" "pasif" "agresif" hallerini "psikiyatr" ve "hastası" olarak kişileştirmiş gibi geldi. Ancak, emin değilim! Kitabın sonunu muğlak bırakmayı seçmiş yazar. Katil kim, maktul kim? Tam bilmiyoruz, kitabın sonunu kendimize göre yazıyoruz! Var olsun değerli Irmak Zileli. Bir psikiyatr