Turey Kose

Turey Kose
@Turey
Koloni, Audrey Magee
Puan vermedi·336 syf.··
2026 4. kitabı
İİrlandalı yazar Audrey Magee’nin romanı Koloni, 1979 yılında İrlanda ile İngiltere arasındaki çatışmalardan fiziki olarak uzakta görünen -başka bir açıdan tam da merkezinde- sadece 12 ailenin yaşadığı bir küçük İrlanda adasında geçiyor. Adaya iki yabancı gelir. Biri uçurumların resmini yapmak ve duraklayan resim kariyerini kurtarmak isteyen bir İngiliz ressam. Diğeri de, İngilizce yüzünden yok olmakta olan İrlanda dilini araştırmaya gelen ve çalışmasını tamamladığında peşinde televizyoncularla, gazetecilerle adaya dönme hayalleri kuran Fransız bir dil bilimci. Kendi aralarında İrlanda/Cezayir atışmalarıyla tartışmalar yaşanıyor. Aralarda sık sık büyük annenin radyosundan İRA'nın saldırıları sonucu ölenlerle ilgili haberleri duyuyoruz. İki yabancı da farklı biçimlerde sömürüyorlar adayı, adalıları. Ressam -Gaugin'i taklit ederek- adalı güzel kadını nü olarak resmediyor. Kadının oğlu James'in ressama yönelttiği "Adayı olmadığı bir şeye dönüştürüyorsun" eleştirisi kitabın özeti gibi. Yabancı "sömürgeci"ler -iyi niyetli olsalar bile- "üstten" bakıyorlar bu küçük adayı "olmadığı bir şeye" dönüştürüyorlar. Kitabın sonu İngiliz ressamın kendisinden çok daha yetenekli olan ve Londra'da ressamlık hayalleri kuran James'i adanın temsili için uygun gördüğü kimliğe hapsetmesi ile trajikleşiyor. Claire Keegan, Anna Burns başta olmak üzere İrlandalı çağdaş yazarları çok seviyorum. Audrey Magee'nin de diğer kitaplarını okuyacağım. Bu arada, Niran Elçi'nin çevirisi de çok iyi.
Edebiyat
KoloniAudrey Magee · Delidolu Yayınları · 2023320 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bahçıvan ve Ölüm
Puan vermedi·208 syf.··
2025 44. kitabı
Gospodinov'un daha önce Hüznün Fiziği ve Zaman Sığınağı kitaplarını okumuş ve çok etkilenmiştim. Bahçıvan ve Ölüm ise son derece kişisel bir anlatı olması ve yarattığı duygudaşlık nedeniyle okuru can evinden vuruyor. Yazar, kanser sonunda hayatını kaybeden babasını anlatıyor. Kaybetme süreci ve sonrasını... Son birkaç yıldır babası kanser tedavisi gören bir okur olarak; kitabın her satırı beni sarstı, irkiltti, canımı yaktı. Bildik acılar, insanın bedeni üzerindeki hakimiyetini kaybetmesinin yarattığı çaresizlik, mahcubiyet ve buna tanık olmanın ızdırabı...Güler yüzlü anılarla kayba katlanmaya, ölümü kabullenmeye çalışmak ve doğaya karışmanın kaçınılmazlığına teslim olmak..."Babam bahçıvandı, şimdi bir bahçe" sanırım son zamanlarda en çok alıntılanan kitap cümlesi. Kitap okura hem o bahçıvanın bahçeye karışmasının kaçınılmazlığını, hüznünü yaşatıyor hem de o bahçenin çiçeklerinin, baharının güzelliğini...Yazarın dediği gibi; bu bir anı roman, yas roman ve bahçe roman...Kolay akıldan çıkmayacak bir kitap...
Edebiyat
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,2bin okunma
Son Bakış
Puan vermedi·150 syf.··
2025 38. kitabı
Genç bir kadının can çekişirken -o son birkaç dakikada- hayatı bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçer. Gürcistan'daki annesi, ninesi, birlikte kaçarlarken sınırda yakalanan İranlı sevgilisi, kendisiyle adı aynı taşıyan köpek arkadaşı Tina ile vedalaşır son nefesini vermeden. Türkiye'de "yabancı" işçi olmak, İran'da rejim karşıtı olmak, Gürcistan'da Stalin'in hemşehrisi olarak komünizm ve sonrası yaşananların "mağduru" olmak...Sonra, bale eğitimi almasına karşın hayatını müzikle, dansla sürdürememek...Türkiye'de bir "yaşlı bakıcısı" olarak hor görülmek ya da hiç "görülmemek"! O bitmeyen "ev" hasreti. Son Bakış; iniltilerle, fısıltılarla, sızılarla yazılmış bir metin. Irmak Zileli, kendisi ve çevresinin hikayelerinden uzaklaştıkça güçlü metinlerle ortaya çıkıyor. Edebiyattaki yerini de sağlamlaştırıyor.
Edebiyat
Son BakışIrmak Zileli · Everest Yayınları · 2026787 okunma
Öpsem Öldürürler Öpmesem Öldüm
Puan vermedi·136 syf.··
2025 31. kitabı
Selçuk Altun, kitapları hakkında karmaşık duygulara/düşüncelere sahip olduğum bir yazar. Romanlarını genel olarak çok iyi bulmam. Kurgu, karakter yaratma açısından hep bir zorlama, steril bir projelendirme olduğunu düşünürüm. Kitapları malumatfuruştur. Eleştiririm ama yine de her kitabını okurum! Beni başka kitaplara, başka okumalara çağırır hep. Her kitabında çok bilmiş, entelektüel, -mutlaka- "zengin" ve "erkek" karakterler vardır. Bu karakterlerin peşine düştüğü gizemler, edebi oyunlar ilgimi çeker. Son kitabında da bu tür oyunlar ve tarihsel arka planda Diyarbakır Cezaevi var. Kahramanımız işkenceci gardiyanın peşine düşüyor. Kitap adlarını Oktay Rıfat dizelerinden seçen yazar, bu kez kitabının adını bir türküden almış. Oyunları, Werner Herzog sineması ve Proust üzerine göndermeleri ilgiyle takip ettim. Bir Selçuk Altun romanını yine keyifle okudum, yine kalıcı bir karakter yaratıp yaratmadığından emin değilim!
Edebiyat
Öpsem Öldürürler Öpmesem ÖldümSelçuk Altun · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202582 okunma
Herhangi Bir Gün
Puan vermedi·160 syf.··
2025 29. kitabı
Herhangi Bir Gün, "hayatta kalma" üzerine bir roman. Ama nasıl? Hiçbir değere bağlı kalmadan, ahlaki hiçbir sorumluluk duymadan. Hiçbir kayıp, ölüm, savaş ve katliamın üzerinde iz bırakmadığı "duygusuz" bir erkek kahraman...Bir cangılda sadece hayatta kalma ve istediklerini almaya odaklı bir hayat süren ve hiçbir şeyin "değmediği" biri. Üzülmeyen, acımayan, sorumluluk duymayan, pişman olmayan! Yaşadıkları sanki ona hiç dokunmadan geçiyor! Ülkesi Belçika'da bir tecavüzle başlayıp sömürge ülkesi Kongo'da tamirci, paralı asker, şoför, pilot olarak sürdürdüğü hayatının adam öldürme, dolandırıcılık ve tecavüz suçlarıyla iç içe geçen hikâyesi... Bazen beyazların bazen de siyahların yanında yer alan, her bulunduğu yerde sadece kendini düşünen, ahlaki sorumluluk duymayan beyaz Avrupalı kahramanın sıradan bir kötü erkek olarak portresi. Kitap, Kongo'dan Belçika'ya döndüğü yaşlılık döneminin bir gününde geçiyor. Günlük rutinini sürdürürken, zaman zaman geçmişi anımsıyor. Hiçbir pişmanlık duymadan. Ve belki de en kötüsü "hiçbir şey için cezalandırılmadan"! Kötülüğün bu kadar sıradanlaşması ve cezasız kalması okur olarak beni çok irkiltti. En azından sonunda yazarın bir ceza kesmesini bekledim ama olmadı. Conrad'ın Karanlığın Yüreği kitabını cağrıştırdı. Kötülük üzerine düşünen, düşündüren önemli bir kitap.
Edebiyat
Herhangi Bir GünElvis Peeters · Alef · 20149 okunma