Konusu itibariyle çok güzel bir eser ancak kitaptaki konuşma tarzı çok saçmaydı dikizlemek,marizlemek özellikle filan kelimesinin nerdeyse her cümlede kullanilmasi çok rahatsız etti. Kitaptaki konunun yazarın ağızından değil de baska birinin anlatmis olmasini ve hadi anlattim geceyim degilde betimlemelerle anlatılmasını tercih ederdim birinci bölümün bitmesini konuya geçiş yapılmasını iple çektim diyebilirim ama anlatıcının da iyi kahraman değilde kötü kahramanın anlatması biraz garipti. Kitabın ilk paragrafını okuduğumda ön yargılı yaklaşıp ısmarlama kitap olarak düşündüm ama birinci bölüm bitipte ikinci bölüme geçtiğimde konun daha aydınlandığını fark ettim her haliyle değişik bir eserdi. Anne babanın yeni kiracıya kendi oğlundan daha cok değer vermesi bana Kafka'nın Dönüşüm'ünü hatırlattı keza Gregor Samsa'nın sanata olan düşkünlüğünü de gördüm sonunda iyiliğin seçimler sonucu mu yoksa karakteristik bi özellik mi oldugunuda düşünmedim değil. Sonunda iyiliği sancıyla değil kendi istegiyle seçmesini yada ölümünü planlayıp kendini öldürmesini en azından kendi tercihini hala kullanabiliyo olmasını tamamen makinalasmis olmamasını isterdim sadece duygu yuklemesi yapılmış birini görmek inandırıcılığı biraz kırmıştı. Sonuç olarak bu kadar karşık hissettiren eseri okumanızı tavsiye ederim