Yahut sevgilin seni sevmiyordu... o zaman ne yaptın? Geceleri ağladın mı? Ona sararmış yüzünü göstermek için geçeceği yolda bekledin, ona uzun ve acındırıcı mektuplar yazdın değil mi?
“Ben kimseye yük olmak istemedim, ama kimse de bana omuz vermedi.”
(
Anne Kafamda Bit Var)
Belki de en büyük yalnızlık buydu: Sessizce güçlü olmaya çalışırken kimsenin bunu fark etmemesi.
Hep içimden “hallederim” dedim.
Ağlamadım, anlatmadım, istemedim.
Çünkü yük olmak, kimsenin sırtını büktüğümü hissetmek istemedim.
Ama sonra anladım ki, bazen insanın ihtiyacı omuzunda ağlamak değil, sadece biri tarafından görülmekmiş.
…
Bir “nasılsın” bile duvarları yıkabiliyormuş eğer samimiyse.
Ben susmayı seçtim, ama sessizliğimin içinde fırtınalar koptu.
Ve işin en acısı, kimse duymadı o fırtınayı.
…
İçimde hâlâ küçük bir çocuk var, anne.
Yorulsa da hâlâ güçlü görünmeye çalışan, kimseye muhtaç olmamayı kendine yemin etmiş bir çocuk.
Ama bazen… sadece birinin “yoruldun mu?” demesini istiyor insan.
Çünkü evet, yoruldum. Ama hâlâ kimseye yük olmamak için, içimden “iyiyim” demeye devam ediyorum….✍️(1 alıntı,1 yorum)
Neden? Ben olsam sadece kadınlardan ibaret bir dünya kurardım ve benim çok geçerli sebeplerim var mesela ama neden sadece erkeklerden ibaret bir dünya?