Göğe bakıyor, dağları görüyordu; kendine, Vanyuşa'ya bakıyor, yine dağları görüyordu. İşte sırtlarında tüfekleri kılıflarının içinde ritmik bir şekilde sallanan, biri doru, biri kır ata binmiş iki Kazak atlısı... koşarken bacakları birbirine karışıyor atların... geride dağlar! Teker'in ötelerindeki bir köyün üzerinde tüten ince bir duman... dumanın gerisinde dağlar! Yükselen güneş, kamışların arasında yer yer seçilen Teker'in sularında ışıltılar bırakırken geride yine dağlar... Kazak köyünden çıkıp bu yana doğru gelen bir araba ve yolda yürüyen genç, güzel Kazak kadınları... geride dağlar! Her yan Abrek dolu... Olsun varsın... ben yoluma devam edeceğim: Tüfeğim var, gençliğim var, gücüm var... geride dağlar!