Boran'lı tren istasyonunda demir yolu işçisi olarak çalışan Yedigey'in vefat eden dostu Kazangap'ı defnetmek için Ana-Beyit Mezarlığına götürdüğü gün boyunca; iyi ve kötü geçmişteki tüm anılarını yol boyunca hatırlamasıyla geçen bir gün işleniyor kitapta. Aslında biz Yedigey için asra bedel bir günü okuyoruz....Kitabın ilk sayfalarında vefat eden Kazangap ancak kitabın son sayfalarında defnediliyor... Sovyetler döneminde savaşın getirdiği ağır hükümler sonucunda yaşananları konu alıyor. Yazar bu savaşın getirileri sonunda, öğretmen çift Kuttubayevlerin acılı günlerini ve Yedigey ve karısı Ukubala'nın onlara olan dostluğunu çok guzel işlemiş... Bozkır, bozkırdaki zorlu yaşam,efsaneler, masallar, geçmişten gelen yürek yakan türküler, develer, demir yolu, uzay üsleri, Sovyet Birliği,Komünizm, savaşlar, insanlara vurulan haksız ağır damgalar....Karmaşık ve birbirinden bağımsız görülen bu kavramlar çok güzel bir şekilde bir araya getirilip kurgulanmış.
Tarihte nasıl büyük destanlar olmuşsa , büyük hüzünler, yıkımlar da olmuştur.İşte bu kitap o hüznün resmidir. Osmanlı'dan bahsedilen bir dönem. Osmanlı'nın Avrupa'nın o zaman kullandığı tabir ile "hasta adam" olduğu dönemler.Hasta fakat kibrinden de ödün vermeyen ve bu kibirden dolayı burnunun ucunu dahi göremeyen ve bu uğurda binlerce Anadolu çocuğumuzun felakete sürüklenişinin öyküsü bu kitap.