Tolstoy, 82 yaşında bütün servetini köylülere dağıtarak evini terk etti. Tren garında zatürreden öldüğünde, yanına aldığı tek bir eşya olduğunu gördüler. Bu eşya ise hayatı boyunca kıyaslandığı, Dostoyevski'nin ''Karamazov Kardeşler'' romanıydı.
Bu eser, Dostoyevski'nin son eseri olmasıyla ayrı bir öneme sahip. Yazarın; en olgun, karakterlerinin psikolojisine derinlemesine indiği, baba-oğul ilişkisini işleyip bir nevi kendisiyle hesaplaştığı, insanın en karanlık noktalarında ustaca dolaştığı bir başyapıt. Freud, Oedipus Kompleksi kuramının temellerini de bu eserle atmıştır.
Kitap: Üç kardeşin, sarhoş ve geçimsiz bir babayla olan hesaplaşmalarını ele alıyor. Bu üç kardeşlerin en büyüğü Dmitri, babasının ilk eşinden dünyaya gelmiş, annesini çok küçük yaşta kaybetmiş birisidir. Babasına en çok benzeyen ama onunla da hiç anlaşamayan, duygusal bir karakterdir. Ortanca çocuk İvan, ailenin entelektüelidir. Dinine bağlı olmayan, bilime inanan birisidir. En küçük çocuk ise Alyoşa'dır. Ailenin en masum karakteridir. Temel ahlaki değerlerine bağlı, kendini dine vermiş, Manastır'a kapanıp eğitim almıştır. ''Alyoşa'' ismi Dostoyevski'nin romanlarında sıklıkla kullandığı bir isimdir. Bunun nedeni ise yazarın Alyoşa isimli çocuğunun çok erken yaşlarda ölmesi yazarı derinden etkilemiştir. Bu üç kardeşe baktığımız zaman hepsinin bir simgeyi temsil ettiğini görürüz:
Dmitri: Beden
İvan: Akıl
Alyoşa: Ruh
Bu simgeler üzerinden yazar olayları işler. Dmitri, bedensel zevklere düşkün duygularını kontrol edemeyen biridir. İvan, her şeye akıl süzgeciyle yaklaşır. Alyoşa, insanın iman duygusuyla ve sevgiyle hayata bakması gerektiğine inanır. Bir yanda ateistin beyni diğer yanda dindarın kalbi çatışması hakimdir. Bu kardeşlerin, Dostoyevski'nin de babasına benzer olan Fyodor Pavloviç