...
Eşele bir yerleri örten karı
Ot değil onlar dedenin saçları
Dinle şehit sesleridir rüzgarı
Haydi git evladım uğurlar ola
Haydi git evladım açıktır yolun
Zalimlere karşı bükülmez kolun
Bayrağı çek on safa geçmiş bulun
Uğurun açık olsun uğurlar ola
Haydi levent asker uğurlar ola
....
Gitme ey yolcu, beraber oturup ağlaşalım:
Elemim bir yüreğin kârı değil paylaşalım:
Ne yapıp ye'simi kahreyleyeyim bilmem ki?
Öyle dehşetli muhîtimde dönen mâtem ki!
Ah! Karşımda vatan nâmına bir kabristan
Yatıyor şimdi Nasıl yerlere geçmez insan?
Şu mezarlar ki, uzanmış gidiyor, ey yolcu,
Nereden başladı yükselmeye, bak, nerede ucu!
Bu ne hicrân-ı müebbed, bu ne hüsrân-ı mübîn
Ezilir rûh-i semâ, parçalanır kalb-i zemin!
Azıcık kurcala toprakları, seyret ne çıkar:
Dipçik altında ezilmiş, parçalanmış kafalar!
...
Bu kitapla Ömer Hayyam'ın şiirlerindeki o anlamı daha iyi anlamaya başlıyorsunuz. Onun bulunduğu dönemi yaşıyor; onu daha iyi tanıyorsunuz.Ayrıca Nizamülmülk, Hasan Sabbah gibi ilginç insanları tanıyorsunuz.Ayrıca o zamanın siyaset tarzıyla ilgili pek çok şey öğreniyorsunuz. Ama sonunda kitap öyle bir yere geliyor ki özgürlüğün nasıl zor ve kanla elde edildiğine (daha doğrusu edilmeye çalışıldığına) şahit oluyorsunuz. Kısaca bu kitapta yok yok!!!
Ben öyle fazla aşk kitabı sevmem ama bu kitap bir başka. Sonunda acaba karakterlerin geçtiği başka kitap varmı ki diye internette arayıp sonra üçleme olarak planlandığını ama Sabahattin Ali'nin ömrünün yetmediğini öğrendiğinizde içinize bir şey oturuyor. Ancak yaşayanların bileceği bir şey efendim. Neyse okuyun okutturun derim ben.