Tespitlerinize genel hatlarıyla katılıp saygı duymakla birlikte, Fernando Pessoa isminin o listeye ve 'incel' tanımına eklenmesini çok doğru bulmuyorum. Niye diye soracak olursanız... Schopenhauer açıkça kadın zekasını ve doğasını aşağılayan metinler yazmışken, Pessoa'nın durumu bir kadın nefreti değil, aksine gerçeklikten kaçıştır. Bir incel veya kadın düşmanı; mutsuzluğunun faturasını karşı tarafa yani kadınlara keserken ve onlara saldırırken. Pessoa ise faturayı tamamen kendine kesmiş. Ophelia ile ilişkisine veya Huzursuzluğun Kitabına baktığımızda; orada kadını aşağılayan bir kibir veya kişi yoktur Ben bu basit mutluluğu yapamıyorum diyen derin bir aşağılık kompleksi görürüz. Adam sadece kadınları değil; eyleme geçmeyi, insan içine karışmayı, hatta var olmayı bile yorucu bulurken. Kendi zihninde yarattığı hayali karakterlerle yaşamayı, kanlı canlı bir insanla yani ophelia ile bağ kurmaya tercih etmesi, kadınları aşağıladığından değil, kendi iç dünyasını koruma takıntısından olduğu düşüncesindeyim kendini bile hic olarak gören, hayattan korkan naif bir münzeviyi; kadınlara karşı aktif ve agresif hatta saldırganbir dil kullananlarla aynı kefeye koymak, ona haksızlık olur düşüncesindeyim.