Adem

Adem
@Tutunamayanademov
Ben sadece kendi içimdeki düzeni kurmaya çalışan bir kaosum. instagram.com/ademdenonce_?ig... İstemeden varım. İstemeden öleceğim.
Şimdi biraz ağır bir eleştiri sunacağım; bence birçok erkek yazar “özellikle kadınlara ağır sallayan ve aşağılayan erkek yazarlar” inceldir. Fakat edebi ya da felsefi olarak etkileyici şeyler yazdıkları için kimse çıkıp da onlara, “SEN KADINLAR SÖZ KONUSU OLUNCA YETERSİZSİN KARDEŞİM!” demediği için bu konuda cesur bir yorum yapılmamıştır. Ben diyorum, çoğu erkek yazar kendi kifayetsizliğinin cezasını, kendi edebi yeteneğinin arkasına saklanarak ve kadınları aşağılamayı bir maharet olarak görerek, kadına kesmektedir; fakat üzgünüm kadınlar konusunda bir bok bilmemekle birlikte bir bok da değillerdir. :) Şimdi birkaç örnek de sunacağım, Fernando Pessoa Charles Bukowski Cesare Pavese Arthur Schopenhauer üzgünüm ama Friedrich Nietzsche Aristoteles Varsa eklemek istedikleriniz duymayı çok isterim ben denk geldikçe ekleyeceğim :d
1000k
Adem isimli okura yanıt verildi
Adem
Δες Τινα Aynen... Klasik. İyi günler.
Reklam
Şimdi biraz ağır bir eleştiri sunacağım; bence birçok erkek yazar “özellikle kadınlara ağır sallayan ve aşağılayan erkek yazarlar” inceldir. Fakat edebi ya da felsefi olarak etkileyici şeyler yazdıkları için kimse çıkıp da onlara, “SEN KADINLAR SÖZ KONUSU OLUNCA YETERSİZSİN KARDEŞİM!” demediği için bu konuda cesur bir yorum yapılmamıştır. Ben diyorum, çoğu erkek yazar kendi kifayetsizliğinin cezasını, kendi edebi yeteneğinin arkasına saklanarak ve kadınları aşağılamayı bir maharet olarak görerek, kadına kesmektedir; fakat üzgünüm kadınlar konusunda bir bok bilmemekle birlikte bir bok da değillerdir. :) Şimdi birkaç örnek de sunacağım, Fernando Pessoa Charles Bukowski Cesare Pavese Arthur Schopenhauer üzgünüm ama Friedrich Nietzsche Aristoteles Varsa eklemek istedikleriniz duymayı çok isterim ben denk geldikçe ekleyeceğim :d
1000k
Adem isimli okura yanıt verildi
Adem
Δες Τινα Yapay zeka benzetmeniz biraz komik olmuş. Sırf sizin ezberlerinizi bozan, tutarlı bir karşı argüman sunulduğunda karşındakini insanlıktan çıkarmak kolaya kaçmaktan başka bir şey olmuyor. Belli ki duygusal tepkiler vermeyen, metne odaklı bir karşıt görüşe alışık değilsinizdir. Siz Pessoa'yı yargılamayı seçiyorsunuz, ben ise anlamayı seçiyorum. "Kusmuk" gibi ifadelerle edebiyat eleştirisi yapılmaz. Tartışmayı 'yapay zeka' diyerek bitirmeniz de isabet olmuş, çünkü metin okumaktan çok niyet okumaya odaklısın. İyi günler.
Şimdi biraz ağır bir eleştiri sunacağım; bence birçok erkek yazar “özellikle kadınlara ağır sallayan ve aşağılayan erkek yazarlar” inceldir. Fakat edebi ya da felsefi olarak etkileyici şeyler yazdıkları için kimse çıkıp da onlara, “SEN KADINLAR SÖZ KONUSU OLUNCA YETERSİZSİN KARDEŞİM!” demediği için bu konuda cesur bir yorum yapılmamıştır. Ben diyorum, çoğu erkek yazar kendi kifayetsizliğinin cezasını, kendi edebi yeteneğinin arkasına saklanarak ve kadınları aşağılamayı bir maharet olarak görerek, kadına kesmektedir; fakat üzgünüm kadınlar konusunda bir bok bilmemekle birlikte bir bok da değillerdir. :) Şimdi birkaç örnek de sunacağım, Fernando Pessoa Charles Bukowski Cesare Pavese Arthur Schopenhauer üzgünüm ama Friedrich Nietzsche Aristoteles Varsa eklemek istedikleriniz duymayı çok isterim ben denk geldikçe ekleyeceğim :d
1000k
Adem isimli okura yanıt verildi
Adem
Δες Τινα Heteronimler üzerinden kurduğunuz analizin yanlış olduğunu düşünüyorum. Siz, Pessoa'nın heteronimlerinin kadını doğa ve içgüdü alanına yerleştirmesini bir aşağılama olarak görüyorsunuz. Oysa Pessoa’nın Ustadım dediği heteronimi Alberto Caeiro’nun felsefesinde düşünmek bir hastalık, doğa ise en yüce bilgelikten oluşuyor. Eğer sizin de iddia ettiğiniz gibi heteronimler kadını doğa ile özdeşleştiriyorsa; bu Pessoa evreninde kadını, düşünen, kuran ve acı çeken erkekten çok daha üstün, çok daha hakiki bir konuma yerleştirmek demek. Yani burada yazar kadını doğaya hapsederek küçültmüyor; tam tersine, kendi lanetli zihninin Ricardo Reis veya Álvaro de Campos’un asla erişemeyeceği o saf varoluş mertebesine koymuş oluyor. ​ Heteronimlerin aşka veya kadına mesafesi, Pessoa'nin kadın nefretini değil; o karakterlerin hissedebilmekten ve gerçeklikten duyduğu korkuyu temsil ediyor. Kurgusal bir karakterin varoluşsal korkularını, yazarın şahsına ait politik bir kadın düşmanlığı olarak etiketlemenin doğru olmadığı düşüncesjndeyim bu yapılan edebiyatı sosyolojiye indirgemekten başka bir şey değil!
Şimdi biraz ağır bir eleştiri sunacağım; bence birçok erkek yazar “özellikle kadınlara ağır sallayan ve aşağılayan erkek yazarlar” inceldir. Fakat edebi ya da felsefi olarak etkileyici şeyler yazdıkları için kimse çıkıp da onlara, “SEN KADINLAR SÖZ KONUSU OLUNCA YETERSİZSİN KARDEŞİM!” demediği için bu konuda cesur bir yorum yapılmamıştır. Ben diyorum, çoğu erkek yazar kendi kifayetsizliğinin cezasını, kendi edebi yeteneğinin arkasına saklanarak ve kadınları aşağılamayı bir maharet olarak görerek, kadına kesmektedir; fakat üzgünüm kadınlar konusunda bir bok bilmemekle birlikte bir bok da değillerdir. :) Şimdi birkaç örnek de sunacağım, Fernando Pessoa Charles Bukowski Cesare Pavese Arthur Schopenhauer üzgünüm ama Friedrich Nietzsche Aristoteles Varsa eklemek istedikleriniz duymayı çok isterim ben denk geldikçe ekleyeceğim :d
1000k
Adem
Tespitlerinize genel hatlarıyla katılıp saygı duymakla birlikte, Fernando Pessoa isminin o listeye ve 'incel' tanımına eklenmesini çok doğru bulmuyorum. Niye diye soracak olursanız... Schopenhauer açıkça kadın zekasını ve doğasını aşağılayan metinler yazmışken, Pessoa'nın durumu bir kadın nefreti değil, aksine gerçeklikten kaçıştır. Bir incel veya kadın düşmanı; mutsuzluğunun faturasını karşı tarafa yani kadınlara keserken ve onlara saldırırken. Pessoa ise faturayı tamamen kendine kesmiş. Ophelia ile ilişkisine veya Huzursuzluğun Kitabına baktığımızda; orada kadını aşağılayan bir kibir veya kişi yoktur Ben bu basit mutluluğu yapamıyorum diyen derin bir aşağılık kompleksi görürüz. Adam sadece kadınları değil; eyleme geçmeyi, insan içine karışmayı, hatta var olmayı bile yorucu bulurken. Kendi zihninde yarattığı hayali karakterlerle yaşamayı, kanlı canlı bir insanla yani ophelia ile bağ kurmaya tercih etmesi, kadınları aşağıladığından değil, kendi iç dünyasını koruma takıntısından olduğu düşüncesindeyim kendini bile hic olarak gören, hayattan korkan naif bir münzeviyi; kadınlara karşı aktif ve agresif hatta saldırganbir dil kullananlarla aynı kefeye koymak, ona haksızlık olur düşüncesindeyim.
Bu gecenin sorusu:
Evde en çok kaybettiğiniz şey nedir?
1000Kitap
Adem
Kendimi