İnsanların ruhunun sınırlarını gördüğünü düşünüyorum. Ruhun sınırları bedenin sınırlarından farklıdır. İnsanların ruhları bazen bedenlerinden daha büyük bazen de daha küçüktür.
“Bir enstrüman çalmayı o kadar çok isterdim ki. Çok şanslısın. Ben de öğrenmek isterim, ama artık biraz geç kaldım sanırım.” dedi
“Hala çalabilirsiniz hiç bir zaman geç demeyin.”
“Haklısın hiçbir zaman geç dememeliyiz. Geç demek bir mazaret sadece. Hayır, işin doğrusu, çok meşgul bir insanım ve kendi kendime Fransızca öğrenme, bir müzik aleti çalma ya da Savaş ve Barış’ı okuma gibi konularda hep bunu bahane ediyorum.
Gerçekliğe dayalı bir karar verebilmek için sonsuza dek böyle olacağını kabul etmemiz gerekir çünkü sahip olduğumuz tek gerçek şimdiki zamandır. Aksi taktirde verdiğimiz kararlar, öngörüler ve hüsnükuruntulara dayanır.