Büyük patlama'dan ya da uzayın yapısından söz ettiğimizde yaptığımız şey, insanların yüz binlerce yıldır geceleri ateş etrafında birbirlerine anlattığı dayanaksız ve hayal ürünü öykülerin bir devamı değildir. Bir başka şeyin devamıdır: Şafağın ilk ışıklarında savanada tozlar arasında bir antilobun izlerini ararken etrafa göZ gezdiren insanlarınkidir- gerçekliğin ayrıntılarını incelemek, sonra da doğrudan görmediğimiz ama izlerini sürebileceğimiz şeyleri çıkarsamaktır. Her zaman yanılabileceğimizin bilincinde olarak, dolayısıyla yeni bir iz ortaya çıktığında her an fikir değiştirmeye hazır biçimde ama yeterince ustalaşmamız durumunda dünyayı doğru anlayacağımızı ve aradığımızı bulacağımızı bilerek... Bilim işte budur.