ÜMİT YILMAZ

ÜMİT YILMAZ
Büyük patlama'dan ya da uzayın yapısından söz ettiğimizde yaptığımız şey, insanların yüz binlerce yıldır geceleri ateş etrafında birbirlerine anlattığı dayanaksız ve hayal ürünü öykülerin bir devamı değildir. Bir başka şeyin devamıdır: Şafağın ilk ışıklarında savanada tozlar arasında bir antilobun izlerini ararken etrafa göZ gezdiren insanlarınkidir- gerçekliğin ayrıntılarını incelemek, sonra da doğrudan görmediğimiz ama izlerini sürebileceğimiz şeyleri çıkarsamaktır. Her zaman yanılabileceğimizin bilincinde olarak, dolayısıyla yeni bir iz ortaya çıktığında her an fikir değiştirmeye hazır biçimde ama yeterince ustalaşmamız durumunda dünyayı doğru anlayacağımızı ve aradığımızı bulacağımızı bilerek... Bilim işte budur.
Sayfa 61·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·126 syf.··
2018 100. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2018 12:37
Ferir Edgü'nün öykücülüğü tartışılmaz. Bu kitapta yalnızlık konusunu baz aldığı öyküler çoğunlukta .Beni farklı bir karakteri anlattığı "yargıç Karak" öyküsü çok etkiledi. Diğer öyküler de son derece akıcı, zorlayıcı, düşünmeye sevkedici. Kısa sürede okunacak gibi görünse de yavaş yavaş sindirerek okunulması gerekiyor.
AvFerit Edgü · Can Yayınları · 2007375 okunma

ÜMİT YILMAZ

, bir kitap okudu
9/10
·126 syf.··
25 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2018 12:37
·
2018 100. kitabı
Ferit Edgü
7.7/10 · 375 okunma
8/10
·320 syf.··
2018 97. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2018 13:00
Konusu ilgimi çektiği için okumaya başladığım ama ilk sayfalarda çok sıkılıp zorlandığım bir kitap oldu. Arka kapağında da yazdığı gibi saplantılı bir tarih profesörünün ölümü üzerine yarıda kalan Savaş müzesini düzenleme görevi yahudi bir anne ve siyahi bir babanın çocuğu olan Luisa'ya kalır. Kitap bir, savaş müzesi ve profesörün yaşantısı, araştırmaları , bir Luisa'nın geçmişini düşündüğü bölümler halinde sürüyor. Profesör savaşla ilgili tank, denizaltı topladığı gibi minik minik notları da topluyor. En son SS ler tarafından Yahudilerin kapatıldığı bir yerdeki duvar yazılarını günlüğüne not ediyor. Fakat zaman içinde bu günlük yok oluyor. Silahların özelliklerinin anlatıldığı kısımlar beni esneten bölümlerdi. Ancak savaşla , silahlarla ilgili benzetmeleri, onları yaşantımızın içindeki nesnelerle hastalıklarla özdeşleştirdiği kısımlar çok hoşuma gitti. 1. Dünya Savaşı'nın baz alındığı roman insanın zulmünün izleklerini sürüyor. Genellikle Luisa'nın kökenleri üzerinden anlatılan bu konular köle ticareti , Amerika'daki yerlilerin öldürülmesi ile başlayıp Yahudi soykırımına kadar geliyor. Savaşları anlatıp barışın gerekliliğini vurgulayan değişik bir kurguya sahip, iyi bir roman olmuş.
Davanın ReddineClaudio Magris · Yapı Kredi Yayınları · 201833 okunma