Kitapları, küçük çocukları, yazmayı ve umutlu hayaller kurmayı çok seven bir genç kız.
Filistini ve Doğu Türkmanistanı destekliyor.
İnstagram hesabımın adı: Sevgi Dolu Bir Kalp
Babamı anlatacak çok fazla kelimem yoktu belki ama tek bir kelimeyle onu anlatacak olsam yuva derdim, bir de huzur…
Dünyaya gözlerimi açtığım o ilk andan beri kanatları altında beni koruyup kollayan bu adam huzurun ta kendisiydi. Benim korunaklı, sevgi dolu yuvamdı. Aile bir ağaçsa baba o ağacın köküdür derler. Çiçekleri dökülür, dalları kırılır, yaprakları sararır belki ama kökü sağlamsa o ağaç dimdik ayakta durmaya devam eder. Benim ailemde de yaşanan her şeye rağmen bugün hâlâ dimdik ayakta tutan o köktü işte. Babamdı.
Çok konuşmazdı benim babam, sözleriyle birini kırmaktan korkardı çünkü. Sesini yükseltmezdi, korkutmaktan korkardı. Fevri davranmazdı, düşünmeden adım atmazdı, sövmezdi, küsmezdi.
Gitmezdi benim babam…
Herkes ondan gitse bile o sevdiklerinden asla gitmezdi.
Ailesini asla ardında bırakmazdı.
“Seni bulmaktan önce aramak isterim.
Seni sevmekten önce anlamak isterim.
Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de,
Sana hep hep yeniden başlamak isterim.
-Özdemir Asaf-“
İşte o kış Kızılgöz son karısını da hırpalayıp döve döve öldürdü. Ben ona atavik diyorum hep, ama bu konuda ataviklerden de korkunçtu. Daha alt soydaki hayvanlar bile eşlerini böyle hor görüp öldürmezlerdi. Bu yüzden tüm atavik eğilimlerine rağmen Kızılgöz'ün, gelecekteki insan ırkının atalarını temsil ettiğini düşünüyorum. Çünkü bir tek insanların erkek olanları eşlerini öldürüyor.
Babalarının kıkır kıkır gülme sesi yukarı kata ulaştı.
”Bu çocuk kesinlikle bana çekmiş.“
”Uyu artık,“ diye fısıldadı Galen.
”Duyabileceğin en güzel iltifatı duydun biraz önce.“