Hepsine "Cebinde akrep var," der geçeriz ama aslında cimrilerin de türleri vardır. Bazısı en ufak detaya bile dikkat eder ve tuvalet kâğıdını bile bölüp kullanır. Derdini mektup yerine kartpostalla anlatmak için, ancak mikroskopla okunabilecek kadar küçük harflerle yazar. Hiç kimse gereksiz para harcamayı sevmez ama böylesi insanlar cimriliği bir yaşam biçimi edinir, onu hayatlarının her alanında uygular. Gerçekten cebinde akrep olan bu kişilerden başka, bir de cimriliğinde ufak bir gedik açıp oradan nefes alan insanlar vardır. Çağımıza kadar romanlarda yazılan, tiyatro sahnelerinde oynanan cimriler, genellikle ilk gruba mensuptur. Çil çil para biriktiren adamların arasında gerçekte böyle olmayanlar pek çoktur.
Polislerle doktorların hayatları birçok açıdan birbirine benziyor. Her iki grup da saat beşte mesai zili çalmayan işlerde uzun saatler boyunca çalışıyorlar. İnsanlığı en karanlık, en acılı haliyle görüyorlar. Kâbuslara tanık oluyor ve bunlarla birlikte yaşamayı öğreniyorlar.