15. yüzyıl Divân edebiyatının en güçlü isimlerinden biri olan Ahmed Paşa, döneminde "Sultânü'ş-şuarâ" (Şairlerin Sultanı) unvanıyla anılmış bir sanatkardır. Divanı, klasik Türk şiirinin gelişiminde bir dönüm noktası olarak kabul edilir.
Ahmed Paşa, kendisinden önceki Türk şiirini İran şiiri seviyesine ulaştırmıştır. Divanında, aruz veznini Türkçeye çok iyi bir şekilde uygulamıştır. Dili akıcı, zarif ve dönemin standartlarına göre oldukça temizdir. Çağatay edebiyatı temsilcilerinden olan Ali Şîr Nevâî’den çok etkilenmiştir. Bu durum, Anadolu sahası ile Orta Asya Türk edebiyatı arasındaki bağı kuvvetlendirmiştir.
Divanında kaside, gazel, murabba gibi pek çok türde eser ortaya koymuştur. Fatih Sultan Mehmed tarafından idama mahkum edildiğinde, affedilmek için zindanda yazdığı ve her beyti "kerem" redifiyle biten çok meşhur kaside vardır. (Bu şiir sayesinde affedilmiştir.) Aşk, şarap ve rindane (dünyayı umursamaz) tavrın işlendiği gazelleriyle tanınır. Onun divanı, Necati Bey ve Baki gibi sonraki büyük şairlere zemin hazırlamıştır. Hayali unsurları ve nükteli söyleyişleri (husus-ı hayal) şiire dahil ederek Divan şiirinin estetik yapısını standartlaştırmıştır.
> Özetle: Ahmed Paşa Divanı, 15. yüzyılın "İstanbul Türkçesi" ile yazılmış, teknik açıdan olgunluğa erişmiş ve Fatih döneminin kültürel ihtişamını yansıtan bir başyapıttır.