Beyoğlu

Akıl
el-Akl (العقل), "Akıl", "Zekâ" 1- Akıl, Cenâb-ı Hakk'ın insan bedenine bağlı olarak yarattığı rûhânî bir cevherdir. 2- Akıl, kalpte bulunan ve hak ile bâtılı tefrîk eden bir nûr'dur. 3- İnsan bedenine, onun üzerinde idâre ve tasarrufta bulunma alâkalarıyla bağlı ve maddeden mücerred olan bir cevherdir.
Sayfa 44 - Lıtera·Kitabı okuyor
Bayram
Aç yüzün kim göstere devr-i ruhun devrân-ı ıyd Söyle kim vere lebin halvâ-yi şîrîn-şân-ı ıyd Hıl'at-i hüsn egnine gey yaraşır ey serv-i nâz Donanıp tâvûs-vâr etsen nola cevlân-ı ıyd × Yüzünü aç ki, yanağının dönüp görünmesi bir bayram sevinci olsun; (tatlı tatlı) söyle ki, dudağın bayramın o tatlı, şanlı helvasını ikram etsin. × Ey nazlı servim! Güzellik elbisesi senin boyuna, endamına pek yaraşır. Bu bayram günü en güzel kıyafetlerinle süslenip bir tavus kuşu gibi bayram yerinde salınarak yürüsen, ne de güzel olur!
Dua
Gam-gîn dilleri bil şâdân iden du'âdur Giryân gözleri bil handân iden du'âdur Ey nice pâdişehler bend'oldı bed-du'âdan Ey nice bendeleri sultân iden du'âdur Bil ki, tasalı ve hüzünlü gönülleri sevinçle dolduran duadır; yine bil ki, ağlayan gözleri güldüren, neşelendiren ancak duadır. Nice padişahlar (aldıkları) beddua yüzünden köle ve aciz duruma düşmüştür; yine nice köleleri, sıradan insanları vezir veya sultan eden de ancak (aldıkları ya da ettikleri) duadır.
Alıntı
Senâ-hân olalı bülbül-i cân gülşende Hüsnüñe karşu olur şâm u seher hoş güftâr Cemâlüñi görüp gayra nazar eyler isem Dostum tîr-i müjeñle iki gözümi çıkar * Can bülbülü, (senin) gönül bahçende seni övmeye başladığından beri, senin güzelliğine karşı sabah akşam hep böyle güzel ve tatlı sözler söyler. * Ey dostum! Eğer senin cemalini (o eşsiz güzelliğini) gördükten sonra dönüp de başka birine/başka bir şeye bakarsam, kirpiklerinin okuyla benim iki gözümü çıkar!
Alıntı
Zahid
Zâhid güzeli sevmege tevb'itmiş imiş Döndi cürmini bilüp itdi yine istiğfâr Revâ gördi felek biz nidelüm gülşende Bülbüle âh u figân hem-dem ola goncaya hâr * Zâhid, güzel olanı sevmemeye tövbe etmişmiş; (sonra) günahını anlayıp döndü ve (bu tövbesinden dolayı) yine istiğfar etti (Allah’tan bağışlanma diledi). * Felek, gül bahçesinde (şu durumu) uygun gördü, biz ne yapalım: Bülbüle ah edip inlemek, goncaya ise diken yoldaş olsun.
Alıntı