Günlerimiz kendimizi, belki de hazinemizi ararken geçiyor. Bu konuda farklı bir bakış açısıyla karşılaştım. Lost dizisinin bir sahnesinde kendini nasıl buldun sorusuna gelen “Aramaktan vazgeçtim” cevabını örnek göstererek aslında kendimizi arayarak değil, kendimizi oluşturarak aradığımız o hayata ulaşabileceğimizi, kendimizi gerçekleştirmenin yolunun bir nevi zihinsel açıdan ve hayatı yaşayışımız açısından kendimizi yaratmak olduğu bir bakış açısı. Kendi kişisel ilgi alanlarımızı, hayatımızı nasıl yaşamak istediğimizi somutlaştırarak o yolda adımlar atmak sıkıntılı bir geçiş sürecine mal olsa bile, belki de beklemektense kendin için bir şeyler yapıyor olma tatmini sıkıntılı süreçlerin getirdiği problemleri elimine edebilir, kim bilir…
open.spotify.com/episode/69WxAQO...
“Popper'in bendeki etkisi muazzam olmuştur. Çünkü Popper'la düşüncelerimiz benzeşiyor. "Herhangi bir bilimsel problemle karşı karşıyaysan önce gözlemle başlayalım demek aptallıktır. Oysa önce yapacağın iş hakkında bilinenleri derleyip bir hipotez oluşturmalısın. Sonra da o hipotezi acımasızca test etmek gerekir," der Popper. Bu düşünce Alplerde doktorama başladığım zaman çok işime yaramıştı. Çünkü bugünün prensipleri yarının yanlışlarını oluşturur, öyleyse problemin peşinden koşmak gerekir.”