Yaptıklarımız arasında üstün gördüğümüz ne varsa ölüme benzer, her şey ölümdür. İdealler, hayatın anlamsız, yararsız olduğunun itirafından başka nedir? Sanat, hayatın inkârı değil midir? Bir heykel, ölümü çürümez bir maddeye hapsetmek üzere şekillendirilmiş, ölü bir bedendir. Hayatın içine daldığımızı hissettiren haz bile, kendi içimize dalmayı, hayatla aramızdaki bağları koparmayı ifade eden, ölümün oynak bir gölgesidir.
En değersiz gurur, milli gururdur. Bu, onunla gurur duyandaki bireysel özelliklerin yoksunluğunu ele verir. Çünkü insan neden milyonlarca insanlarla paylaştığı bir özelliğe tutunma gereği duyabilir ki başka türlü? Dikkate değer kişisel niteliklere sahip olan, sürekli göz önünde bulundurduğu ülkesinin hatalarını açıkça görebilecektir. Ama dünyada gurur duyabilecek hiçbir şeyi olmayan her zavallı aptal gurur duyabilmek için son çare olarak ait olduğu ülkesi ile gurur duyar.